Akkoyunlu
hükümdarlarından. Oğuzların Bayındır boyundan, Akkoyunlu Hanedanının
kurucusu Kara Yülük Osman’ın torunu olup, babası Celâleddîn Ali
Beydir. 1423 yılında Diyarbakır’da doğdu. Uzun Hasan’ın gençliği, Akkoyunlu emirî Hamza Bey ile Cihangir arasında vukû bulan savaşlarla
geçti. Hamza Beyin vefâtından sonra, Akkoyunlu tahtına ağabeyi Cihangir
geçti. Kardeşi Hasan Beyin büyük gayret ve yardımları sonucu iktidarı
ele geçiren Cihangir, Ergani ve çevresini ona ikta olarak
verdi. Cihangir Bey (1444-1463), 1455’te amcaları Şeyh Hasan ve Kasım’a
karşı kardeşi Uzun Hasan’ı gönderdi. Uzun Hasan amcalarını mağlup
etti. Erzincan valisi, Cihangir Beye isyan edince, Uzun Hasan onu da
itaat altına aldı. 1452’de Karakoyunlular karşısında bozguna uğrayan
Cihangir, Şah Cihan’ın hâkimiyeti altına düşünce, Hasan Bey,
kuvvetleriyle bizzat harekete geçti. Erzincan ve Van Gölü çevresini
yağmaladı. Malazgirt Hâkimi Kasım Beyin kuvvetlerini bozguna uğrattı.
1453’te ağabeyinin Diyarbakır’ı terk ettiğini haber alınca, süratle
gelerek şehri ele geçirdi ve beyliğini îlân etti.
Uzun Hasan, Akkoyunlu
tahtına sâhip olmasıyla, iktidarını kuvvetlendirme faaliyeti içine
girdi. Cesur, tedbirli ve cömert olduğundan ordunun kendisine itaati
tamdı. Akkoyunluların düşmanı Karakoyunlu Şah Cihan’ın, Erdebil’den
hudut dışı ettiği Safevîlî Şeyh Cüneyd’i ülkesine dâvet etti. 1456’da,
Diyarbakır’a gelen Şeyh Cüneyd’e, kızkardeşi Hatice Begüm’ü verip,
evlendirdi. Uzun Hasan’ın, Şeyh Cüneyd ile münâsebeti ve hânedana
akrabâ yapması Akkoyunluların, Türk ve İslâm âleminin aleyhine oldu.
Akkoyunlu-Safevî münâsebeti önce gizli, Şah İsmâil’den sonra da aşikâr
pek çok hâdiselere sebep oldu (Bkz. Safevîler). Anadolu çok zarar
gördü. Trabzon Rum İmparatoru Kalo İonnas, Osmanlılara karşı ittifak
teklif edince, kızı Katerina Despina’yı isteyip karşılığında 1458’de
antlaşma imzâlandı. Katerina Despina, Akkoyunlulara gelin gelince,
Uzun Hasan’ı, Osmanlılar aleyhine faaliyet içine soktu. Trabzon Rum
İmparatorluğu, Uzun Hasan’ı İstanbul’un fethinden sonra, sürekli, Osmanlılar aleyhine kışkırttı. Trabzon Rum İmparatorluğunun,
Osmanlılara ödeyecekleri otuz bin altından vazgeçilmesi için aracılık
yaptı. Uzun Hasan, yeğeni Murad’ı İstanbul’a gönderdi. Osmanlı Sultanı
Fâtih’ten, Trabzon Rum İmparatorluğu vergisinin affedilmesinden başka,
Katerina Despina’ya çeyiz olarak verilmiş olan Kayseri bölgesini ve
önceki hediyeleri istedi. Fâtih, vergi işini bölgeye gelerek bizzat
halledeceğini bildirdi. Fâtih, Uzun Hasan ve müttefiki Trabzon Rum
İmparatorluğu ile Gürcülere karşı 1461’de harekete geçti. Uzun
Hasan’ın, 1459’da zaptettiği Koyulhisar’ı aldı. Akkoyunlu ordusu
Erzincan’daki Munzur Dağlarında Osmanlılara yenildi. Uzun Hasan,
annesini Fâtih’e gönderip, antlaşma sağlandı. Fâtih, 1461’de Trabzon’u
fethedip, bölgedeki Rum hâkimiyetine son verdi. Uzun Hasan, Akkoyunluların batısındaki devamlı genişleyen Osmanlılara karşı,
bölgedeki hâkimiyetini kuvvetlendirme siyâsetini tâkip etti. Mısır Memlûklarından Harput’u alıp, Gürcistan’a akın harekâtı yaptırdı.
Âzerbaycan ve Irak’a hâkim Karakoyunlular hükümdarı Cihan Şahı, 1467’de
yenerek, öldürttü. Karakoyunluların müttefiki Şeybânîlerden Ebû
Saîd’in saldırısını, 1469 başında bertaraf etti. Ebû Saîd’i öldürttü.
Karakoyunlu Devletine son verip, ülkelerine hâkim oldu. Anadolu
beyliklerinden Karamanlıları, Osmanlılara karşı kışkırttı. Avrupa
devletlerinden Venediklilerden, Osmanlılara karşı kullanılmak üzere
malzeme ve yardımcı kuvvet istedi. Venedik, Papalık, Cenova ve
Karamanlılarla ittifak yaptı. Fâtih, Uzun Hasan’ın faaliyetlerini
dikkatle tâkip ediyordu. Uzun Hasan’a karşı harekete geçip,
hazırlıklarını tamamladı. Uzun Hasan ve Papa, Fâtih’in hazırlıkları
üzerine, Venediklilerden top, teknik malzeme ve cephâne yardımıyla
Almanya, Fransa ve İspanya’yı, Osmanlılara karşı harekete geçirdiler.
Hıristiyan donanması, Uzun Hasan’a yardım için Akdeniz sâhiline çıkarma
yaptı. 1473 Mart ayında sefere çıkan Osmanlı ordusu, Ağustos ayında Akkoyunlu topraklarına girdi. Bayburt’tan Tercan’a geldi. Uzun Hasan
ordusuyla, Fâtih’in ordusu, 11 Ağustos 1473 târihinde, Otlukbeli’nde
karşılaştı. Uzun Hasan, zekî, cesur bir kumandan olmasına rağmen, Fâtih
ve Osmanlı ordusunun ateşli silâhlardaki teknik üstünlük ve
stratejisine karşı duramadı. Akkoyunlu ordusu bozulunca, Uzun Hasan,
muhârebe meydanından kaçtı (Bkz. Otlukbeli Meydan Muhârebesi). Uzun
Hasan Tebriz’e gelip, ordusunu tekrar toparlamaya başladı.
Osmanlıların devamlı genişleyip, bölgede hâkimiyetini artırması
üzerine başşehrini Diyarbakır’dan Tebriz’e naklettirdi. Otlukbeli
yenilgisinden sonra, Gürcistan vâlileri, Uzun Hasan’a itaatsız olmaya
başladılar. 1477 sonbaharında, âsi vâlileri itaat altına almak için
Gürcistan Seferine çıktı. Tiflis’e harpsiz girdi. Bölgedeki
prenslikleri tekrar itâat altına aldı. 1477 yılı sonunda Gürcistan’da
hastalanıp, Tebriz’e geldi. 1478 yılı başında hastalığı artıp, 7 Ocak
gecesi, Tebriz’de vefât etti. Kendi yaptırdığı Nasriyye Medresesi
avlusuna defnedildi. Uzun Hasan’dan sonra oğlu Halil, Akkoyunlu
hükümdarı oldu.
Uzun Hasan, büyük bir
devlet adamı ve kumandan olmasına rağmen, Osmanlı Sultanı Fâtih ile
mücâdeleye kalkışması tâlihsizliğidir. Lakâbı Nusreddîn Ebû Nasr’dır.
İlmî, dînî, sosyal ve devlet teşkilâtıyla alâkalı mîmârî eserler
yaptırdı. Tebriz’de Nasriyye Medresesini yaptırıp, bakımı için
vakıflar kurdu. Nasriyye Medresesinin yanında câmi, bir de hastâne
yaptırdı. Hastâne çok geniş olup, binden fazla hastaya hizmet verirdi.
Hastânenin bitişiğindeki mutfakta, fakir ve kimsesizlere yemek
verilirdi. Tebriz’de meşhur Heşt-Behişt Sarayının inşâsını başlattı.
Fırat’ın kolu üzerinde Taşköprü’yü yaptırdı. Uzun Hasan, ilim ve
âlimleri sevdiğinden, Akkoyunlu ülkesinde pek çok meşhur âlim
bulunurdu. Meşhur astronom Ali Kuşçu, Uzun Hasan’ın sarayında olup,
büyük itibâr görürdü. Fâtih’e elçi olarak gönderilen Ali Kuşçu, daha
sonra tekrar gelerek İstanbul’da ilim öğretmeye, talebe yetiştirmeye
devam etmiştir. Uzun Hasan’ın sarayında Ali Kuşçu’dan başka, Mevlânâ Mahmûd Şârihi, Şirâzi Mehmed Münşî ve fıkıh âlimi İmâm Ali de
bulunurdu. Uzun Hasan’ın hükümdarlığı zamânında, büyük İslâm âlimi,
edib ve Kadı Celâleddîn-i Muhammed Devânî, çok kitap yazıp, bunlardan
Ahlak-ı Celâli pek meşhurdur. Uzun Hasan’ın târihçisi Mevlânâ Ebû Bekr-i Zihrani, Kitab-ı Diyarbekriyye de denen Târih-i Selâtin-i Türkmen adlı
eserini yazdı. Fazlullah Ruzbehan, Târih-i Alemârâyı Emînî’yi, Uzun
Hasan’ın oğlu Yâkub için yazdı.
Uzun Hasan, Akkoyunlu Devlet teşkilâtını Osmanlılar usûlünde tertipleyip,
kuvvetlendirdi. Akkoyunlu Devletini, İslâm, Oğuz boy töresi ve
Osmanlı-Timurlu-Fars karakterinde teşkilâtlandırdı.
