Karamanoğulları'nın ikinci beyi Kerimüddin Karaman'ın oğludur. Doğum
tarihi belli olmayıp, ölümü 1280'dir. Mehmet Bey, askerî ve İdarî yönden
bilgili bir devlet adamı idi. Bilim adamlarını etrafına toplayıp, onlara
büyük önem vermiştir. 13.yüzyıl ortalarında,
Selçuklular, edebî dil
olarak Farsça'yı, ilim dili olarak Arapça'yı kullanırlardı.
Halk ise, öz dilleri olan Türkçe'yi kullanıyorlardı. Mehmet Bey, halk
olarak birlikte yaşamanın ilk şartı olan dil birliğinin gerekliliğine
inanıyordu. Bu birliği gerçekleştirmek için, Toroslar üzerinde yaşayan
bütün
Türkmen boylarını, çevresinde toplayarak bir ordu oluşturdu.
Üzerine gönderilen Selçuklu ve Moğol kuvvetlerini, büyük bir yenilgiye
uğratarak Konya'ya girdi. Burada yaşayan Selçuklu Türkleri,
Karamanoğulları ile birlik oldular. Kısa zamanda, Konya vilayeti ve bazı
çevre iller, Karamanoğullarının hakimiyeti altına girdi. Daha sonra,
Selçuklu sultanı İzzettin Keykâvus'un oğlu Gıyaseddin Siyavuş'u başa geçiren
Mehmet Bey'in kendisi de vezir oldu. İlk önceleri, Moğol
baskısına başarı ile karşı koymasına bir çok kere galip gelmesine
rağmen, daha sonraki çarpışmaların birinde iki kardeşi ile beraber
şehit düşmüştür.
İdareciliği sırasında, Türkçe'yi resmî dil olarak ilan eden
fermanını
yayınlamıştır. Bu fermanda "bu günden sonra dîvanda, dergâhda ve bârgâhda, meclisde
ve meydanda Türkçe'den başka dil kullanılmayacaktır" diyerek,
Türk diline büyük bir hizmette bulunmuştur.