Mısır Memlûk Devletinin
yedinci hükümdârı. Eyyûbî Sultanı Melik Sâlih Necmüddîn Eyyûb’ün
kölelerinden olup, bin altına satın alındığı için “Elifi” de denir.
Sultan kendisini 1247 yılında, serbest bırakınca askerlik hizmetine
girdi. Sultan Baybars ve oğlu Baraka Hanın hükümdârlığı zamânında
Ermenilerle yaptığı savaşlardaki başarısıyla dikkati çekti.
Baraka Han tahttan
indirilip yedi yaşındaki kardeşi Salamış hükümdâr olunca, Kalavun,
atabeg tâyin edildi. Altı ay süren bu atabeglikten sonra bir darbe ile
hükümdârlığı ele aldı. Halîfenin de hükümdârlığını tanımasıyla durumu
sağlamlaşan Kalavun, Suriye’deki Şam Sultanı Sungur, Moğollar ve
onlara yardım eden Ermenilerle mücâdele ederek yaptığı savaşları
kazandı. Bütün Suriye’yi elde etmek için St. Jean şövalyelerinin
Morkab’daki kalelerini 1285’te ele geçirdi. Trablus’u ve yakınındaki
Batrun Kalesini ele geçirdikten sonra Akkâ’yı almak için yola çıktığı
sırada, Kahire yakınlarında öldü. Yaptırdığı medresenin bahçesine
defnedildi.
Cesur, tedbirli, âdil,
ilmi ve terakkiyi seven bir hükümdâr olup, Kahire’de iki kasr arasında
büyük bir medrese yaptırdı. O zamâna kadar bir benzeri yapılmamış olan
Kahire Hastânesi, en önemli eseridir. Bu hastânenin çeşitli
hastalıklar için laboratuarları, ilâçlar ve diğer erzaklar için ayrı
ayrı depoları, tertipli, güzel hasta koğuşları bulunmaktaydı. Ayrıca
bu hastânenin yanına câmi ve diğer eserler de yaptırdı.
Memlûk sultanları arasında, kurduğu hükümrânlık devâm eden yalnız
budur. Bu sülâlenin başına Kalavun’dan sonra beş hükümdâr daha geçti.
1382 yılında Çerkes Sultanları ortaya çıkınca sülalenin hükümrânlığı
sona erdi.