Türkiye Selçukluları
sultanı. Birinci Alâeddîn Keykubad’ın büyük oğludur. 1228 yılında
Atabeyi Mübârizüddîn Ertokuş’la birlikte Erzincan’a gönderildi. Küçük
kardeşi Kılıç Arslan veliaht olmasına rağmen, İkinci Keyhüsrev,
babasının ölümü üzerine Türkiye Selçukluları sultanı oldu (1237).
İkinci Gıyâseddîn
Keyhüsrev’in ilk yılları, saltanat kavgalarıyla geçti. Bu sırada Moğol
zulmünden kaçan göçebe Türkmenler, doğu tarafından Anadolu’ya girdiler
ve çeşitli bölgelerde iskân edildiler. Bid’at bilmeyen hâlis Müslüman
Türklerin sâfiyetinden ve çeşitli sıkıntıları olan kesif göçebe
nüfustan faydalanmak isteyen kötü kimseler türedi. Peygamberlik
iddiâsı ile ortaya çıkan Baba İshak, göçebelere yeni bir devir
müjdeleyerek bâzı câhil Türkmenleri etrâfında topladı.
Babaîler adıyla tanınan bu Türkmenler, isyân ederek, birçok beldeyi
tahrip ettiler. 1240 senesinde Kırşehir’in Malya Ovasında yapılan
savaş sonunda Babaîler mağlûp edilerek, isyân bastırıldı.
Anadolu’da Babaî isyânından hemen sonra Moğol istilâsı başladı. Sultan
İkinci Gıyâseddîn Keyhüsrev, Moğol istilâsını durdurmak için harekete
geçti. Sivas’ın doğusundaki Kösedağ mevkiinde Moğolları karşıladı.
Moğollar, Selçuklu öncü kuvvetlerini, bir manevra ile perişan edince,
ordu geri çekildi (Bkz. Kösedağ Savaşı). Geri çekilme ile 1243 senesi
Temmuz ayında bozgun başladı. Moğollar Kayseri’ye kadar geldiler.
Müstahkem Kayseri şehri, şiddetli hücumlar netîcesinde teslim oldu.
Moğollar, Kayseri’de büyük katliâm ve yağma yaptılar. Moğol komutanı Baycu Noyan, senelik vergi karşılığında antlaşmaya râzı edildi.
Gıyâseddîn Keyhüsrev ise, Menderes taraflarına gitmişti. Antlaşmadan
sonra Konya’ya geldi. 1246 yılında Kilikya üzerine sefere giderken
Alanya’da vefât etti.