On altı-on yedinci
yüzyılda yetişmiş Osmanlı şâir ve devlet adamı. Bosna bölgesine bağlı
Mostar şehrinde 1560’da doğdu. İkinci Selim devrinde daha çocuk yaşta
iken Enderun Mektebine alınarak, İbrahim Paşa sarayında yıllarca
tahsil ve terbiye gördü. Sultan Üçüncü Murad Hân zamanında saray-ı
âmireye geçti ve doğancılık hizmetinde bulundu. Gayretli çalışmaları
neticesinde sultânın yakın dostları arasına girdi. Yine sultânın emri
ile İran şâiri Bennânî’nin Sehânâme adlı eserini manzûm olarak
Türkçe'ye tercüme ederek Murâdnâme adıyla pâdişâha takdim etti.
Pâdişâhın iltifâtına kavuşarak Doğancılar Kethüdâsı tâyin olundu.
Sultan Üçüncü Murad
Hanın vefâtına kadar sarayda kalan ve aynı zamanda onun Kapı
Kethüdâlığını yapan Derviş Paşa, Sultan Üçüncü Mehmed’in cülûsuyla
birlikte (1595) saray dışındaki hizmetlere gönderildi. Rumeli
seferlerine katıldıktan sonra gösterdiği başarılar sebebiyle Bosna
Beylerbeyliğine getirildi. Bu hizmetteyken İstolni Belgrat’ın
muhâfazasıyla görevlendirildi. Aynı yılın sonunda bu görevden ayrılan
Derviş Paşa, Osmanlı-Avusturya harplerinin en buhranlı döneminde
düşman eline geçen Peşte’ye geldi. Serdâr Lala Mehmed Paşanın başında
bulunduğu orduda büyük başarılar gösterdi. Düşman ordusuna fevkalâde
kayıplar verdirildiyse de, üstün kuvvetler karşısında ordumuz da büyük
zâyiât verdi. On beş bin kişiden ancak bir kaç yüz Osmanlı cengâveri
sağ kalabildi. Derviş Paşa da bu muhârebede şehid oldu (1603).
Vefâtında, tahminen 43 yaşlarında bulunuyordu.
Derviş Paşa aynı zamanda, çağının tanınmış şâirlerinden biridir.
Eserlerinin başında sâde ve akıcı bir üslûba sâhip olan Muradnâme’si
gelmektedir. Bu eserde mesnevî tarzını kullanmış olup, hâdiseleri
anlatışı fevkalâde güzeldir.