Eskiden belirli bir şehirde oturan
sanatkâr ve sanâyicilerin mensup oldukları meslekî teşkilat.
Loncaların kökeni, 7 ve 8. yüzyıldan îtibâren faaliyet gösteren fütüvvet ve ahîlik teşkilâtlarına dayanır. Ahîlik kuruluşuna âit
töreler, kurallar birçok özellikler loncalarda devam eder.
Loncaların iki ana
gâyesi vardır: 1) Lonca mensubu sanatkâr, esnaf arasında sosyal
eşitliği ve dayanışmayı sağlamak. 2) Meslekî faaliyetin uygulanışını
düzenlemek ve denetlemek. Loncalar, bugünün Esnaf ve Sanatkârlar
Derneğine benzetilebilir. Loncaların ekonomik ve meslekî, kültürel ve
sosyal faaliyet ve vazifeleri vardı.
Kendi içinde sıkı bir
disiplinle teşkilatlanmış olan loncalar, bu özelliği ile devletin
piyasa kontrolünü kolaylaştırıyorlardı. Aynı esnaf grubunun bağlı
olduğu loncaların içinde rekabetin yasaklanmış olması, kaynakların
ihtiyaçlar dâhilinde kullanılması, kaynak israfı, karaborsa ve fâhiş
fiyat artışına mâni oluyordu. Devletle sıkı irtibâtı olan loncalar,
hükümet tarafından teftiş edilebiliyordu. Muhtelif târihlerde esnafla
alâkalı olarak çıkarılan yasaknâme ve fermânlar esnafın aksayan
yönlerini düzeltme gâyesindeydiler.
Esnaflar, bağlı
oldukları lonca heyetinin sıkı bir denetimi altındaydı. Ustaların
hammaddelerini nereden, nasıl ve ne evsafta alacakları loncalar
tarafından düzenlenmekteydi. Lonca üyeleri arasındaki eşitliği
bozmamak temel gâyeydi. Tüketiciyi de korumak göz önünde tutulurdu.
Ustaların kullandığı bütün âlet ve edevât devamlı denetlenirdi.
Üretilen malların fiyatlarının nisbetini loncalar denetlerdi.
Denetimden geçen mal damgalanır ve pazara sunulurdu. Bozuk mal çıkaran
esnaf cezalandırılırdı. “Pabucu dama atıldı.” deyimi buradan kalmadır.
Düşük kaliteli mallar da fakirlere dağıtılırdı. Çırakların mesleğe
girmeleri, meslekte ilerlemeleri ve yükselmeleri, loncaların koyduğu
kâidelere ve âdete bağlıydı. Lonca mensupları arasında rekabet
yasaktı.
Kalfaya, usta olduktan
sonra, pîri, bir törenle ustalık belgesi verirdi. Dükkân açacak olup
da parası olmayana lonca para ve sermâye verip, dükkan bulurdu.
Evlenmek isteyenleri evlendirir, masraflarını görürdü. Yoksul cenâze
sâhiplerinin cenâzesini kaldırır, hastalara yardım ederdi.
Görünüşte iktisâdî
müesseseler olan loncalar, iç yapı îtibâriyle cemiyette hâkim olan
bâzı ahlâkî kâideleri, müeyyideleri ile, esnafın kendi kendine tatbik
ettiği müesseselerdir. Loncalarda bulunan iş ahlâkının temelinde,
otoriteye ve geleneklere bağlılık, el işçiliğine hürmet, kanâatkârlık,
meslek sırrını saklamak gibi prensipler yatmaktaydı.
Osmanlı Devletinde
loncaların ekonomik vasıfları yanında, onlara husûsiyet kazandıran, iç
kuruluşları ve sosyal faaliyetleridir. Osmanlı Devletinin kuruluşunda
önemli olan ahîlikle yakın bağları bulunan loncaların da, ahîliğin;
yiğit, ahî ve şeyh olmak üzere üç derecesine karşılık çırak, kalfa,
usta, nakib vekili, nakib, baş nakib, şeyh halifesi, şeyh ve şeyh-üş-şuyûh
olarak dokuz kademesi vardı. Ahîliğin kavlî ve seyfi üyelik olmak
üzere, üyelerinin iki grupta değerlenmesi yerine, loncalarda üyelik
kavlî, şürbî ve seyfî olarak üç grupta meydana getirildi.
Lonca teşkilâtı,
Osmanlı Devletinin en ücrâ köşelerine kadar yayılmıştı. Avârız
sandıkları sistemiyle üyelerini, her türlü kazaya ve ölüme karşı
aileleriyle berâber sigortalamıştı. Lonca teşkilâtı, Osmanlı
Devletinin sosyal yapısında büyük güç, düzen, âsâyiş ve ahlâk unsuru
olmuştur. Kendi bünyesi içerisinde denetlendiği gibi, devletin de
kontrolü altında bulunuyordu. On yedinci yüzyılda İstanbul’da 1109
Loncaya bağlı, 126.000 üye tespit edilebilmişti.
Osmanlı Devletinin son zamanlarında, sanâyileşme hareketlerinin ve
fabrikalaşmanın başlaması neticesinde el sanatları giderek önemini
kaybetti. İttihat ve Terakki Fırkasınca 1913 târihinde loncalar
kaldırıldı.
