Kapanlar; balkapanı, unkapanı, yağkapanı
gibi, orada satılan mallara göre adlandırılmıştır.
Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan itibaren yağ, bal, un,
çeşitli erzak, hububat, kahve, ipek, pamuk
gibi maddeler kapanlara getirilir, devlet bunlardan belli bir ardiye
ücreti alarak, gerektiğinde narh koyardı. Bilhassa İstanbul’da,
dışarıdan ithal edilen mal ve eşyanın satışı, bu kapanlarda, devlet
resmî memurunun nezaretinde, esnafın yiğitbaşları ve ihtiyarların
katılması ile yapılırdı. Böylece, malların hileli ve fazla fiyatla
satılması önlenmiş ve herkesin kolayca mal temin edebilmesi
sağlanmıştır. İlk Osmanlı Sultanlarının bina ettirdiği cami, mescit,
medrese,
imaret gibi
vakıfların masraflarını karşılamak üzere, “kapan
hanı” yaptırdıklarına tarihî kayıtlarda rastlanmaktadır.
Osmanlılarda zamanla gelişen kapanlar, günümüzde kurulmasına çalışılan
ve bazı büyük şehirlerde açılan umumî pazar veya halden başka bir şey
değildir.