Buharlı gemilerin yapımından evvel
kullanılan harp gemilerinden biri.
Kadırgalar hafif, az su çeken, dar,
uzun ve alçak bordalı, kıç tarafları baş tarafından yüksek, kürekle ve
müsâit rüzgârlı havalarda üç köşe yelkenle seyir yapan, manevra
kabiliyetleri yüksek harp tekneleridir. Özellikle Akdeniz devletleri
tarafından kullanılırdı.
Osmanlı kadırgalarının
boyları 62 ila 63, genişlikleri 25 veya 8 metre olurdu.
Fırtınalı havalar için
elverişli olmayan bu tekneler, kış aylarının rüzgârlı günlerini
limanlarda geçirir, yazın sakin ve fırtınasız havalarda denize
açılırlardı.
Akdeniz'in en hareketli
harp gemisi olan kadırgalar, 7 Ekim 1571
İnebahtı Deniz Savaşı'ndan
sonra yerlerini yelkenle hareket eden ve daha çok top taşıyan gemilere
terk etmeye başladı. Akdeniz devletleri, 18. yüzyılın sonuna kadar,
bahriyelerinde kadırga sınıfından gemi kullanmaya devam ettiler.
Osmanlı bahriyesi de yelkene geç geçen ve kadırgayı en son terk eden
denizci devletlerden biridir.
Osmanlı kadırgalarında
25, Venedik kadırgalarında 26 çift kürek bulunur ve her kürek dörder
kişi tarafından çekilirdi. Osmanlı kadırgalarının baş tarafında biri
büyük ve ikisi daha küçük üç top bulunurdu. Küreklerin rahat çekilmesi
ve tekne ortasında leventlerin ve gemicilerin dolaşabilmeleri için
kadırga bordalarında “şahnişin” denilen çıkmalar yer alırdı.
Osmanlı kadırgaları,
Zakala ve Bey kadırgaları olmak üzere iki sınıftı. Zakala kadırgaları,
devlet tersanelerinde yapılırdı. Bey kadırgaları ise, beylerin kendi
bölgelerindeki tersanelerde yaptırılır, deniz savaşlarında da doğrudan
kendileri komuta ederlerdi. Son zamanlarda top sayıları arttırıldı.
Kadırgaların personel
mevcudu; 196 kürekçi, 100 levent ve geri kalan gemici olmak üzere 330
kişiydi.
Kadırgadaki kürekçiler, esirlerden veya kürek cezasına çarptırılmış
mahkûmlardan, bazen de kısmen gönüllülerden olurdu. On beşinci ve on
sekizinci yüzyıllar boyunca, donanmalarda kullanılan kadırgalar,
topçuluğun gelişmesi ve kalyon sınıfı gemilerin deniz savaşlarında
önem kazanmasından sonra, önemini kaybetti.