Hükümdarların, taltif için bir kimseye
verdikleri elbise. Türk-İslâm devletlerinde çok eski olan bu âdet,
Osmanlılarda da devam etti.
Hil'at verme, İslâm
devletlerinde bulunan bir usuldür. Bazı devletlerde, bir vazifeye tayin
olunan kimselere, hükümdar veya ona vekâlet eden kimse tarafından,
belirli bir merasim ile verilirdi. Birçok İslâm devletlerinde, hil'at
dokumak için özel imalâthaneler kurulmuştu. Hil'at vermek,
hükümdarların hakimiyet haklarından biriydi.
Vezirlerin veya valilerin hil'at vermeleri, ancak hükümdara vekâlet şeklinde olabilirdi.
Padişahların, vazifesi başındaki kimselere ihsan olmak üzere hil'at
verdikleri de olurdu. Kazanılan büyük zaferler, dinî bayramlar,
düğünler, bu gibi ihsanlar için bir vesile sayılırdı.
İslâm dünyasında hil'at
verme, Emevîlerden itibaren görülmektedir. Bu âdet, birçok İslâm ve Türk
devletlerinde ufak tefek farklarla devam etmiştir.
Osmanlılar'da hil'at,
padişahlar tarafından sarayda, sadrazamlar tarafından da
Bâbıâlî'de
giydirilirdi. Hil'at giydirme usulü,
Sultan İkinci Mahmud tarafından
kaldırıldı. Ondan sonra padişahlar, taltif etmek istedikleri devlet
erkânına, saat, altın tabaka, enfiye kutusu gibi hediyeler verdiler.
Hil'at, giyecek şahsın sıfat ve mevkiine göre değişirdi. Vezirlere
samur, seraser kaplı kürk, diğer erkân-ı devlete ise sade hil'at
giydirilirdi.