Kendisine
“Seyyidü’l-Harameyn (Haremeyn’in Efendisi)” diye iltifat edilince;
“Ben Seyyidü’l-Haremeyn değil, Hâdimü’l-Haremeynim (Haremeyn’in
hizmetçisiyim)” diyen
Yavuz Sultan Selim Han zamanında, Osmanlı
hakimiyetine giren Haremeyn’e (Mekke ve Medine),
Osmanlı sultanlarının hepsi, büyük
hizmetlerde bulundular. Mekke ve Medine’nin imarıyla, buralardaki
mukaddes makamların korunması için “Haremeyn Evkafı” adı verilen bir
vakıf teşkilâtı ve Haremeyn Evkafı Nezareti kurdular. Bu teşkilâtı,
1586 senesine kadar kapıağaları idare etti. 1586 senesinden sonra
Darü’s-Saâde Ağasının idare ettiği Haremeyn Evkafı Nezaretinin
gelirleri, devamlı arttı. Elde edilen bu gelirlerle Haremeyn’deki cami,
mescit ve
medrese gibi hayır kurumlarının inşası ve tamiri yapıldı.
Ayrıca Haremeyn’de bulunan fakir kimselerin ihtiyaçları karşılandı.
Haremeyn Evkafının gelirleri, 18. yüzyılda 1.300.000 kuruş, giderleri
1.250.000 kuruşa ulaştı. Bu kuruluşun, Haremeyn Hazinesi adı verilen
bütçesinin hesaplarını Haremeyn Muhasebeciliği, denetimini Haremeyn
Müfettişliği yaptı. Gelir kaynaklarını Haremeyn Mukataacılığı işletti.
Haremeyn Evkafının düzenli gelirleri dışında, saray mensuplarından
mirasçı bırakmadan ölenlerin mal varlığı, Haremeyn Evkafına kalır,
sivil ve asker vazifelilerin aylıklarının 25 liranın üstündeki
tutarının yüzde 10’u Haremeyn İkramiyesi adıyla
maliyece kesilerek
hazineye aktarılırdı. 1826 senesinde Evkaf-ı Hümâyun nezareti
kurulunca, Haremeyn Nezareti bu kuruluşa bağlanmaksızın idare edildi.
1834 senesinde, Haremeyn işleri için, bir müdürlük kuruldu. Daha sonra bu
vazife Haremeyn Evkafı Nezaretince yürütüldü. 1838’de Haremeyn Evkafı
Nezareti kaldırılarak, Haremeyn Evkafıyla ilgili hizmetler Evkaf
Nezareti tarafından yürütüldü.
Osmanlılar zamanında
Haremeyn’le ilgili vakıflar kurularak gelirleriyle Haremeyn’e hizmet
götürüldüğü gibi, her yıl hac mevsiminde düzenlenen
Surre Alaylarıyla,
devlet adamlarının ihsanları ve halkın
hediyeleri Haremeyn’e gönderildi. Bu ihsan ve hediyelerle,
Haremeyn’deki eserler tamir edildi, ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçları
giderildi.
Ayrıca Mekke ve
Medîne’de vazife yapan ilmiye sınıfı mensuplarına veya diğer devlet
vazifelilerine, başka yerlerde çalışanlara göre, daha yüksek derece veya
pâyeler verildi.
Osmanlı Devleti'nin yıkılmasından sonra Suudoğullarının idaresine geçen
Haremeyn’de, çevre düzenlemesi ve genişletme bahanesiyle yapılan
çalışmalar sırasında, pekçok Osmanlı eseri yıkılmıştır. İngilizlerin
geleneksel İslâm ve Osmanlı düşmanlığı sebebiyle yaptıkları telkinler
neticesinde, asırlar boyunca Haremeyn’de meydana getirilen Osmanlı
eserleri tahrip edilerek yok edildiğinden, bunlardan günümüze pek azı
kalmıştır.