Göktürkler'in türeyişini
anlatan destan.
Belli başlı iki kaynağa dayanır. Birinci rivayet;
Ebü’l-Gâzi Bahadır Han tarafından yazılan Şecere-i Türkî’nin rivayeti
olup şu şekildedir:
Oğuz Han soyundan olan
İlhan, Moğol iline hükümdar oldu. Bu sırada Tatarların başında Sevinç
Han vardı. Aralarında savaş çıktı. İlhan daima galip geliyordu. Sevinç
Han, Kırgız Hanına birçok adamlar ve hediyeler göndererek onu kendi
tarafına çekti. Oralardaki kabilelerin en kalabalığı Moğollar
olduğundan, bütün savaşlarda galip geliyorlardı. İdareleri altındaki
insanlara kötü davrandıklarından, kabileler tarafından sevilmezler,
hep kötülenirlerdi. Bundan dolayı bütün kabileler Moğollardan öç almak
üzere anlaştı. Hepsi birleşerek Moğollar üzerine yürüdüler. Moğollar
çadır ve sürülerini bir yere toplayıp etrafına hendek kazdılar.
Beklemeye başladılar. Sevinç Han geldi ve savaş başladı. On gün
savaşıldı. Hepsinde Moğollar kazandı. Bunun üzerine Sevinç Han, bütün
beyleri toplayarak gizli bir toplantı yaptı. Ertesi gün tan yeri
ağarırken çadırlarını kaldırıp, işe yaramayan mallarını bırakarak
çekildiler. Moğollar bunların yenildiklerini ve kaçtıklarını sanarak
kovalamaya başladılar. Tatarlar geri dönüp savaşmaya başladılar. Bu
sefer Moğollar yenildi. Kaçanları da ordugâha gelinceye kadar kılıçtan
geçirdiler. Çocuklarını esir ettiler.
Sevinç Han, Moğolları
yendikten sonra ülkesine döndü. İlhan’ın oğulları ve bütün Türkler, bu
savaşta ölmüşlerdi. Yalnız en küçüğü olan Kıyan kalmıştı. Kıyan, o yıl
evlenmişti. İlhan’ın kardeşinin oğlu Nüküz de o yıl evlenmişti.
Bunların ikisi de aynı bölükten iki kişiye esir olmuştu. Savaştan on
gün sonra bir gece atlarına binip hanımlarıyla birlikte kaçtılar.
Savaştan önce ordu kurdukları yere geldiler. Düşmandan kaçıp gelen
deve, at, öküz ve koyunlar orada toplanmıştı. Onları da alarak daha
emin bir yer aradılar. Sarp dağları aşarak, geniş ve bolluk bir vadiye
varıp yerleştiler. Oraya Ergenekon ismini verdiler. Burada dört yüz
sene yaşayıp çoğaldılar. Oraya sığmaz oldular. Toplandılar ve buradan
çıkmanın yolunu aradılar. Bir demirci, dağın bir yerinde demir madeni
olduğunu ve onu eritirlerse yol bulup çıkacaklarını söyledi. Orayı
eriterek, bir deve geçecek kadar yol açıp geçtiler. Bu geçiş esnasında
bir bozkurt gelerek kendilerine yol gösterebileceğini söyledi. Kurdun
peşinden giderek Ergenekon’dan yol bulup çıktılar.
Ergenekon’dan
çıktıklarında, Türklerin başında Börte Çene bulunuyordu. Börte, bütün
boylara elçiler göndererek Ergenekon’dan çıktıklarını bildirdi.
Tatarlar bunların üzerine yürüdü ve çok çetin savaş oldu. Tatarları
kılıçtan geçirdiler. Mallarını zaptettiler. Küçüklerini esir ettiler
ve eski yurtlarına yerleştiler. O boyların en kuvvetlisi oldular. Bu
destanı, her ne kadar Moğollar kendilerine mal etmeye çalışırlarsa da,
bu Türklerin destanıdır. Câmi’ut-Tevârih’i yazdıran Geyan Han,
Cengiz’in soyundandır. Şecere-i Türkî’nin yazarı Ebü’l-Gâzi Bahadır Han
da Cengiz soyundan bir hükümdardı.
Çin
kaynaklarında çeşitli rivayetler bulunmaktadır. Doğru olan,
Hunlar'ın
bir kolu olan Göktürklere ait bir destan olmasıdır.