Osmanlı Devletinin idari merkezi olan
Babıali'nin; 1740, 1755, 1808, 1826 ve 1839 senelerinde tamamen, 1878
ve 1911 senelerinde ise kısmen yanmasına sebep olan yangınlar.
1740 yangını: Bu yangın, sadrazam Mehmed Paşanın devrinde vuku bulmuştur.
Harem ağalarının
oturdukları kısımda başlayan yangın, kısa bir sürede binayı sarmış,
havanın rüzgârlı olması yüzünden arz odası, hasır odası ve bitişik
daireler tamamen yok olmuştur. Devrin padişahı
Sultan Birinci Mahmud,
söndürme çalışmalarına bizzat nezaret etmiştir. Ancak kısmen
kurtarılan kısımlar da, birkaç gün sonra çıkan bir yangınla
kül olmuştur.
1755 yangını: Silahdar
Tevkii Ali Paşanın sadrazamlığı sırasında meydana gelen yangın
esnasında, Babıali binası da tamamen yanmıştır. Demirkapı semtinde
çıkan yangın, kısa bir sürede bütün semti sarmış ve yangında ev
eşyalarını kurtaranlar, mallarını
Sultan Üçüncü Osman’ın emriyle
Gülhane Parkına koymuşlardır. Babıali binası inşa edilinceye kadar,
işler Esma Sultan’ın Kadırga semtindeki konağına nakledilmiştir.
1808 yangını: Sadrazam
Alemdar Mustafa Paşa'ya karşı ayaklanan
yeniçerilerin, kasten
çıkardıkları yangındır. 1808 yangınında da tamamen kül olan
Babıali’nin, bir sene sonra yeniden inşasına başlanmış, bilahare
binanın tamamlanmasıyla buraya taşınılmıştır.
1826 yangını: Büyük Hocapaşa yangını sırasında Babıali de yanmıştır. 36 saat süren bu
yangın esnasında, Babıali, Çifte Saraylar, Büyük Çarşı semtlerinde
sayısız bina kül olmuştur. Babıali dairesi, yangın neticesi geçici
olarak Şeyhülislamın dairesine taşınmıştır. Babıali, tekrar, 1828’de
yeniden inşa edilen binasında hizmet vermeye başlamıştır.
1839 yangını: Dahiliye
dairesi ahırlarından çıkan yangın, binayı tamamen kül etmiştir. Devlet
işlerinin gecikmesini önlemek için, memurlar, önce Necip Efendi
Konağına, oradan da Defterdarlık binasına taşındılar. 1844’te inşaatı
bitince merasimle açıldı ve çalışmalar kârgir olarak yapılan binada
devam etti.
1878 yangını: Rivayete
göre yangın, odacıların ihmali neticesi Şura-yı Devlet Dairesinde
çıkmış ve altı saat devam etmiştir. Ahkam-ı Adliye Dairesi, Dahiliye
ve Hariciye nezaretleri tamamen kül olmuştur. Sadrazamlık Dairesi ise
büyük gayret sonucu kurtarılabilmiştir.
1911 yangını: Sabaha
karşı çıkan bu yangında, Sadrazamlık ile Hariciye Nezareti daireleri
kurtulmuştur. Şura-yı Devlet, Dahiliye Nezareti, Mektubcu,
Teşrifatçı,
Beylikçi, Sadaret Kalemi daireleri ile Vakanüvis daireleri tamamen
yanmıştır.
Çeşitli tarihlerde kısmen veya tamamen olmak üzere vuku bulan Babıali
yangınları sırasında, evrak ve vesikalara hiçbir şey olmaması,
Osmanlı
Devleti'nin mükemmel işleyen bir arşiv teşkilatı olduğunu
göstermektedir. Babıali hazine-i evrakı, orada özel olarak yapılmış
mahzene konur, her gün o evraktan lazım olanlar kalem dairelerine
getirilir ve işi bitsin bitmesin, akşamları tekrar mahzene konur,
sabahları yine getirilirdi. Bazen bu hususa riayet edilmemesi yüzünden,
Babıali yangınlarında odalarda bulunup mahzene konmayan evrakların
yandığı görülmüştür.