Suzan AVCI
Yıl, 1937... İzmir-İstanbul arasında sefer yapan o dönemin
meşhur vapuru Gülcemal, İzmirli İlhan ailesini
taşımaktaydı. Baba Bedri İlhan kederli, anne Perihan İlhan
ise hastaydı. İzmir'de derdine derman bulunamadığı için
aile İstanbul'a geldi umutla. Doktorun teşhisi, bir ilginç
tavsiye oldu: ' Hanımefendi bir çocuk doğurursanız hiçbir
şeyiniz kalmaz!'
Evet, doktor tavsiyesiyle dünyaya gelen çocuk kız oldu.
Adını da Çolpan İlhan koydular, Atilla ve Cengiz'den sonra
minik Çolpan'la, İlhan ailesi şenlendi. Ancak evin tek kızı
olması onu hiç şımartmadı. Babasının önce kaymakamlık,
sonra valilik görevleri nedeniyle Anadolu'nun çeşitli
yerlerini dolaştı. Oyunculuğa olan ilgisi çocuk yaşlarda
başladı. Büyüdükçe bu tutkuya dönüştü.
'Balıkesir'in Sındırgı ilçesindeki halkevinde bir rol oynadımb
Oyunun adını hatırlayamıyorum şimdi. Beni inanılmaz
şekilde alkışladılar. O alkış çok hoşuma gitti. Oyunculuk
sevdam o anda başladı. Sonra Kandilli Kız Lisesi'nde tiyatro
kolu kurdum. İki haftada bir temsil verirdik. Ardından Güzel
Sanatlar Akademisi'ne gittim. Ama ressam olmak istemiyordum. Bu
arada güzelliğim fark edildi. Çünkü ben kendimi hiç güzel
bulmazdım ve akademiye başlayınca beni güzel bulanların
sayısı artmaya başladı. Bazı sinemacılar beni izleyip
beğenmişler, 'Kamelyalı Kadın'ı oynamamı istediler.'
Çolpan İlhan, o dönemde İzmir Vali Yardımcısı olan babası
Bedri İlhan'dan sinema için nasıl izin alacağını düşündü.
Bu konudaki en büyük yardımı da ağabey Atilla İlhan'dan
aldı ve onun desteğiyle aile oyunculuğunu onayladı. Fikret
Hakan'la oynadığı 'Kamelyalı Kadın' ilk filmi oldu Çolpan
İlhan'ın. Ardından Aka Gündüz'ün 'Bir Şoförün Gizli
Defteri' ve 'Zümrüt' filmleriyle müthiş bir sükse yaptı...
1959 yılında Sadri Alışık'la evlendi. Bugüne kadar yaklaşık
200 filmde oynayan Çolpan İlhan, birçok tiyatro eserini de
sahneledi. Kendisinin ve Sadri Alışık'ın ilk kez sahneye çıktığı
Beyoğlu Küçük Sahne'yi "Sadri Alışık Tiyatrosu"
olarak yeniden faaliyete geçirdi.
|