 |
|
Masturbasyon Zararlı
mıdır?
Masturbasyon hayal gücünün veya fantazinin sonsuz
kullanımı ile gerçekleşir
İnsanların yüzde doksanbeşi masturbasyon yapar, peki kalan yüzde
beşi ne yapar? Kalan yüzde 5'i yalan söyler! Biraz yumuşatırsak
bunu; yaptıkları şeyi masturbasyon olarak kabul etmemeye çalışırlar,
ya da masturbasyon yaptıklarını bilmezler. Cinsel organlarla
ilgili haz verici her şey masturbasyon sayılabilir, mesela bir
kadının heyecanlanıp bacaklarını sıkıştırıp bırakması
bile... Masturbasyonda illa orgazma ulaşmak gerekmez.
Masturbasyon kelimesi Latince "masturbare (elle
bozmak)" fiilinden türemiştir. Günümüzde de kişinin
(kadın veya erkek) kendi kendine cinsellik yaşaması veya
cinsel doyuma ulaştırması için yaptığı eyleme denir. Daha
modernize bir açıklama ile; bir cinsel tepki üreten istemli
kendi kendine uyarım olarak tanımlanabilir.
Masturbasyon hayal gücünün veya fantazinin sonsuz kullanımı
ile gerçekleşir, kişi bu sırada kendisini ve karşıdakini
dilediği gibi düşünür ve sonsuz bir güce sahip olur, bu
yüzden de hiçbir cinsel eylem bu sınırsızlıkta ve mükemmellikte
gerçekleşmez. Bu da ilk cinsel eylemlerde bazen hayal
kırıklığı yaratabilir. Ama hiçbir düşünce tensel
dokunmanın veya hissetmenin ve de sevginin yerini de tutamaz.
Masturbasyon zararlı mıdır?
Eğer kişinin sosyal yaşantısını ,normal seksüel ilişkilerini
bozacak düzeyde değil ise zararsızdır.
Kişi eğer bir seksüel partneri varsa, o olmadığı zamanlarda
masturbasyon yapabilir ama bunun sayısı ve sıklığı
partnerine olan arzusunu etkilemeyecek şekilde olmalıdır.
Eğer kişinin düzenli seks partneri yoksa veya hiç partneri
yoksa, arzu ettiği sürece, hissettiği sıklıkta masturbasyon
yapabilir.
Masturbasyonun kadında veya erkekte hiç bir fiziksel (bedensel)
kötü tesiri yoktur, aksine rahatlamayı ve gevşemeyi sağlar.
Ayıp değil bir gerekliliktir. Toplumda söylenen diğer her
şey tamamen uydurmadır:
- Yok sivilce yapar,
- Gözleriniz kör olur,
- Boy uzamasını durdurur,
- İleride çocuğunuz olmaz,
- Kızlarda adet düzenini bozar,
- Erkeklerde ileride sertleşme sorunu yaratır,
- Penis boyunun uzamasını durdurur gibi söylentiler ve
bilgiler ve buna benzer her şey tamamen uydurmadır.
Dilediğiniz yer ve zamanda tabii ki başkalarının haklarına
(kişisel veya kanuni) saygı duyarak, kimseye zarar vermeden
masturbasyon yapabilirsiniz. Bu sizin hakkınız ve bedensel
özgürlüğünüzdür.
Özellikle bazı gençler masturbasyon sonrası suçluluk
duygusuna kapılırlar, bu yaptığınızdan suçluluk duymak
anlamsız ve de gereksiz bir duygudur; ayıp, yasak, kötü, size
veya başkasına zarar vermeyen, yalnızca sizin bedeninizi ve
hislerinizi ilgilendiren bir şeyden huzursuz olmanın gereği
yoktur. Bu bir ihtiyaçtır, bundan utanmayınız, suçluluk
duymayınız.
Yalnız masturbasyon sizin için kaçınılmaz bir olay, bir
tutku haline gelmişse, normal cinsel ilişkiye tercih
ediyorsanız, veya normal seksten partnerinizden zevk alamayıp
masturbasyona yöneliyorsanız bir cinsel tedavi merkezine
başvurup bu alışkanlığınızı veya tercihinizi
değiştirmek için öneri ve tedavi almalısınız.
Masturbasyon konusunu biraz yaşa ve cinsiyete göre ayırırsak:
Genç erkeklerde özellikle cinsel hayatı olmayan gençlerde,
masturbasyon neredeyse bir zorunluluk halindedir, bunun nedeni
ise:
Sperm (meni - er suyu) üretimi devamlıdır ve hiç durmaz,
üretilen spermler bir kesede toplanır ve boşaltılmaya hazır
beklerler, arkadan da devamlı sperm üretimi olur ve bu keseye
boşalır. Bu kesenin bir hacmi, bir kapasitesi vardır. Bu hacim
dolunca cinsel istek artar, yoğunlaşır eğer ilişki veya
boşalma gerçekleşmezse kasıklarda ağrı, aşırı cinsel
istek başlar. Bazen kese o kadar dolmuştur ki büyük tuvalet
yaparken veya ıkınırken vücut içi basınç arttığından bu
sırada penisten sperm akar veya idrar sonrasında sümüksü bir
akıntı olarak penisten gelir (bu boşalma değildir ve zevk
vermez sadece sperm akar). Eğer kişi boşalmaz veya ilişki
kurmazsa belli bir süreden sonra -ki bu süre kişiden kişiye
değişir (4 ila 15 gün)-, erkek uykuda boşalır ve keseyi
boşaltarak arkadan gelen spermlere yol açar. Hamamcı olduk
veya rüyacı olduk deyimi buradaki boşalmaya bağlı yıkanma
gerekliliğinden gelmiştir. Erkeklerdeki cinsel arzu kontrolsüzlüğü
de devamlı üretilen sperm ve onun boşaltılması isteği
sonucu ve de toplumsal öğretilerin yani tabuların erkeğe
kuralsız cinsellik yaşamayı bir hak ve övünç kaynağı
olarak hissettirmesi olup bayanların erkeklerde
anlayamadıkları duygusuz cinsel istek bundan dolayıdır.
Erkeklerde uyarı ve doyuma ulaşma daha çok penisin etrafının
kavranma hissinin tatmini ve özellikle penisin baş kısmında
bulanan zevk hücresi diye isimlendirilen sinir uçlarının sürtünmeye
ve karşıdan gelen basınca karşı taşıdıkları hislerden
oluşur.
Erkekler genelde elleriyle cinsel organlarını okşayarak
masturbasyon yaparlar, bunun için elleri kuru olabilir, genelde
kayganlaştırıcı bazı maddeler; tükürük, krem, sabun
(sabunun penis içine kaçtığında acıya yol açacağı
unutulmamalıdır) kullanılır. Gene erkekler masturbasyon
yaparken penislerini başka cisimlere sürerek de veya kavrama
hareketini sağlayıcı bir takım boşluklara penislerini sokup
çıkararak yaparlar. Veya sertleşmiş penise su tutarak da
masturbasyon gibi çeşitli yöntemlerde kullanırlar. Son
zamanlarda ülkemizde de satılan yapay vajina benzeri araçlarda
erotik malzeme satılan dükkanlarda bulunmakta ve kulanılmaktadır.
Kısaca kişiye zevk veren her şey bu amaçla kullanılabilir.
Kadınlarda ise; bakire olanlar veya olmayanlar olarak
değerlendirmeliyiz çünkü toplumumuzda bekaret hala önemli
bir konu olarak kabul edilmektedir.
Kadınlarda masturbasyon erkeklerdeki kadar fiziksel dokunma gerçekleşmeden
düşünce bazında da gerçekleşebilir. Sadece göğüslerine
dokunarak dahi masturbasyon yapabilirler.
Fiziksel istek kasık bölgesine yayılan sıcaklık orada bir
basınç hissinin duyulmasına ve klitorise dokunulmasının
ihtiyacı ve vajen içinde doldurulması gerekli bir boşluk
hissi ile ortaya çıkar. Vajendeki boşluk hissi daha önce
cinsel ilişkiye girmemiş bayanlarda çok az veya yoktur. Cinsel
ilişki yaşamış kadınlarda ise bu vücut tarafından
tanınmıştır ve hissedilir.
Genelde ya klitoris (bızır) elle okşanır veya iki bacak açıp
kapanarak sıkıştırılır veya kadına zevk verebilecek bir
şeye sürtülür. Bakire olan kadınlar genelde bu şekilde
masturbasyon yaparlar. Ve bunun kızlık zarına hiç bir zararı
yoktur.
Daha az olarak klitoris okşanırken vajen girişine
parmakla baskı uygulanabilir veya vajen girişi veya küçük
dudaklar okşanabilir. Bunun da kızlık zarına hiç bir zararı
yoktur.
Ve bazı bayanlar kızlık zarı olmayanlar veya önemsemeyenler
vajen içine parmak veya parmaklarını sokarlar veya içeriye
doluluk hissi verebilecek herhangi bir şey (deodorant kutusu,
salatalık, muz, kalem gibi) kullanırlar. Son zamanlarda
ülkemizde de bulunan yapay penisler de veya titreşim sağlayan
bazı seks oyuncakları da yaygın olarak kullanılmaktadır.
Bazı bayanlar ise hem klitorise sürtünme veya baskı
hem de vajen içine doluluk sağlayarak masturbasyon yaparlar.
Duşta basınçlı suyun klitorise tutulması ile
masturbasyon ise bayağı yaygın bir yöntemdir, bu da kızlık
zarına zarar vermez.
Anne ve babalara ve de herkese; cinsellik içgüdüsel bir duygu
olup soyunu sürdürme, hayata ve kendinden sonraya bedeninden
bir parça bırakma hissinin bir uzantısıdır. Yani
frenlenemez, önlenemez ve yok edilemez. Belki baskılayabilir
veya başka bir hisse veya uğraşa yönlendirebilirsiniz ama
bunun sağlıksız sonuçları ve acısı daha sonra çok fazla
olarak başka yerlerde ve konumlarda ortaya çıkmaktadır.
Kuşumuzun, kedimizin veya köpeğimizin cinsel arzularını düşünüp
dikkate aldığımız halde kendimizin, yakınlarımızın veya
çocuklarımızın bu tip ihtiyaçlarını görmemezlikten
gelmeye veya anlamamaya çalışmak kendimizi kandırmaktır.
Özellikle cinsel yaşantıya sahip olamayan veya olamamış gençlerde
bu istek frenlenemez. Bu yüzden gerekli olan masturbasyon için
onları yanlış bilgilendirip korkutmayınız.
Yaş ve kişinin sosyal konumu bu arzuyu yok etmez bu bir ihtiyaçtır.
Bebeklerde de bazen masturbasyon benzeri davranışlar görülebilir,
bu onları korkutmadan önlenebilir, anlayabilecek yaşta olanlar
doğru yönlendirilip bilgilendirilmelidir.
Peki çocuklarımıza nasıl davranalım?
İlk önce onlara bu konularda sağlıklı bilgiler verelim,
eğer siz de bilmiyor veya bu konuları konuşamıyorsanız
çekinmeden destek alabileceğiniz yerlere başvurabilirsiniz
veya okuyup öğrenebilecekleri bazı bilgi kaynakları
sağlayabilirsiniz. En önemli olan şey yanlış bilgi
vermemektir. Ufak bir kızken annesi tarafından anal
(arkadan-popodan - makat-rektum ) ilişkiye girmesin diye,
"arkadan ilişki kuranlar kanser olur" diye korkutulup
yönlendiren bir hastamın "kabız olursam da aynı etki
olur, kanser olurum, ölürüm" fikri ile yaşadığı ve
hissettiklerini, bu yüzden yeme içme problemi yaşadığını,
uzun süre psikiyatrik tedavi alıp halen de tam olarak
iyileşemediğini ve de iyileşemeyeceğini düşünürseniz yanlış
bilginin bir insanın hayatına, yaşantısına nasıl bir etki
yaptığını anlarsınız.
Onları kendileri ile kalabilecekleri ruhları ve bedenlerini
tanıyabilecekleri mekanlarda rahat bırakalım. Odasının
kapısını kilitlemesine izin verin veya kapısını çalıp
onun olurunu almadan odasına girmeyiniz. Kötü bir şey
yapacaksa zaten yapar, sertlikle hiçbir şey engellenmez sadece
inanarak doğruyu anlatın, o da anlayacaktır. Veya banyoda
gereğinden fazla kalırsa onu rahatsız etmeyiniz, orayı gerçekten
kullanmaya ihtiyacınız olana kadar onu rahat bırakınız, bir
insan banyoda ne yapabilir ki veya ne yapar sizce? En önemli
şey ise onlar her ne kadar sizin bedeninizin bir parçası
olsalar da onların da bir ruhlarının olduğunu unutmamak,
onların kişiliklerine saygı duymaktır.
Dr. Cenk Kiper
|