1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19
.:: Selülit Sorunları ::.
Selülit programları Selülit şişman ya da
zayıf ayrımı yapmaksızın, özellikle
ergenlik döneminden itibaren hormonal değişikliklerin
etkisiyle her yaş grubunda ortaya çıkan yağ hücrelerinin
deformasyonuyla ilgili estetik bir sorundur.
Farklı yaş gruplarındaki bayanların %85 ‘nin
bu problemden şikayetçi olduğunu göz önüne
alacak olursak selülitin pek çok bayanın ortak
sorunu olduğunu söyleyebiliriz. Yaz aylarında
birçok bayana gönül rahatlığıyla mayo
giymeyi problem haline dönüştüren selülitin
oluşumu kişiden kişiye farlılıklar göstermektedir.
Selülit daha çok ergenlik, hamilelik ve menapoz
gibi hormonların daha çok değişime
uğradığı dönemlerde ortaya çıkıyor
olmasına rağmen, kişinin genetik yapısı,
metabolizma hızı, dolaşım sistemi, sindirim
ve boşaltımda yaşadığı sorunlar, doğum
kontrol hapları, alınan hormon ilaçları,
dengesiz ve düzensiz beslenme, aşırı
hareketsizlik, stres, sigara ve alkol tüketimi
de selülit oluşumunda etken faktörlerdir.
Eğer selülitleriniz varsa ki bunu üst bacak
dokunuzu parmaklarınız arasında
sıkıştırdığınız zaman rahatça
görebilirsiniz. Sıkıştırma işlemini
yaptığınızda doku eğer altında birçok
tanecikler varmış gibi girintili çıkıntılı
bir görüntü alıyorsa selülitleriniz var
demektir. Asla bunların sizleri üzmesine izin
vermeyin.
Çünkü bazı hususlara dikkat ederseniz
sevinecek taraf siz olacaksınız. Yapılması
gereken ilk işlem daha çok kalça, üst bacak,
bacak içleri, diz, karın ve üst kollarda oluşma
eğiliminde olan selülitin derecesini belirlemek
ve kişide selülitle beraber aynı zamanda lokal
ya da genel kilo fazlalığı olup olmadığını
tespit etmektir.
Görünüm açısından 1.,2.,3.ve 4. derece
olmak üzere 4 gruba ayırabiliriz. 1.ve 2 derÿÿe
selülitler yeni oluşmaya başladığı için
yapılan işlemlere kısa sürede cevap verir.
3.ve 4.grup selülitler ise uzun süreden beri
oluşumunu tamamladığı için biraz daha sabır
gerektirmektedir.
İşte böyle sevgili bayanlar, sizlere
selülitin oluşumu ve türlerini anlattıktan
sonra şimdide merkezimizde bu konuda neler
yapmakta olduğumuzu açıklamak istiyorum. Selülit
bakımında hiçbir cerrahi müdahale uygulamadan
ve deri altında hiçbir madde enjekte etmeden
son teknoloji ürünü bilgisayar programlı
cihazlar kullanarak tamamen kişiye özel
programlar uygulanabilmektedir.
Yapılması gereken kişinin yaşı, kilosu ve vücut
yapısı göz önüne alınarak problemin
derecesi belirlendikten sonra düzenli olarak
haftada 3 kez gün aşırı gelinmek kaydıyla
sağlıklı bir şekilde işlemin
tamamlanmasıdır. Toplam 1-1.5 ay süren bir
kür programında ProSlim24 ile Presör cihazları
bir arada kullanılmaktadır. Kişi her seansta
ardarda 2 cihaza birden girer, ilk cihaz
ProSlim24 kaslara aktif spor etkisi yaptırarak
selülitli dokunun çözülmesini depolanmış
yağların enerjiye dönüşüp harcanmasını
sağlar. Ayrıca kasları çalıştırıcı
etkisinden dolayı karın, kalça, iç bacak gibi
yerlerde elastikiyetini kaybetmiş kasların
sıkılaşıp, toparlanmasını sağlar. Bu
işlemin ardından yine bilgisayar programlı
Presör cihazı devreye girer ve elde edilen
sonucun daha kaliteli ve sevindirici olması için
ödem ve toksinlerin vücuttan atılmasını,
dolaşım sisteminin düzene girmesini sağlar.
Programa düzenli olarak devam eden bir kişi 3'üncü
seanstan itibaren sonuçları görmeye başlar ve
bu kişide selülit ile birlikte eğer lokal
fazlalık problemi de varsa gözle görülür bir
şekilde selülitlerinde ve lokal fazlalıklarında
düzelme sağlanır. Problemin derecesine göre
program tamamen doğal içerikli olan yosun ve
deniz kili uygulamaları ile de desteklenebilir.
Selülit programına devam eden kişinin çay,
kahve, kola, alkol, soda, tuz ve sigara
tüketimini azaltması daha çok sebze ve
salataya ağırlık vermesi önerilmektedir.
Bunlara dikkat eden bir kişi asla aç kalmadan
ve sevimsiz diyet programları uygulamadan
programa destek olabilir.
Sağlık Bakanlığı onayıyla ithalatı gerçekleştiği
için Proslim 24 ve Presör cihazları hiçbir
risk taşımamaktadır.
Dolayısıyla "Estetik önemlidir, fakat sağlık
estetikten daha önemlidir." Felsefemizden
asla ödün vermeden sizlerle birlikte olmaya
devam edeceğiz.
Selülit ve lokal fazlalıklar programına
başlayan bir kişi programa düzenli bir
şekilde gelmek kadar yemesine, içmesine ve aşağıda
belirtilen hususlara da dikkat etmelidir.
1. Dengeli ve düzenli beslenmelisiniz.
2. Tek tip gıda tüketiminden vazgeçmeliyiz.
3. Asla aç kalmayın.
4. Azar azar ve sık sık yemeyi tercih edin.
5. Asla çok düşük kalorili ve şok diyetler
uygulamayın.
6. Kahvaltınızı kuvvetli akşam yemeğinizi
çok hafif yemeyi tercih edin.
7. Akşam yemeğini çok geç saatlerde yemeyin.
8. Bol su için.
9. Tuz Tüketimini azaltın.
10. Çay, kahve, kola, soda, meşrubat ve alkol tüketimini
azaltın.
11. Taze sıkılmış meyve suları ve bitki
çaylarını tercih edin.
12. Sabah kalkar kalkmaz ve akşam yatmadan önce
ılık su içine limon sıkıp için.
13. Öğünlerden 30 dk. önce 1-2 bardak su
için.
14. Yemek yerken su içmeyin.
15. Çok hızlı yemeyin.
16. Meyvenizi yemek aralarında yemeyi tercih
edin.
17. Porsiyonlarınızı azaltın.
18. Yemekten hemen sonra dişlerinizi fırçalayın.
19. Sakız çiğnemeyin, çok çabuk acıktırır.
20. Televizyon karşısında ya da kitap okurken
atıştırmayın.
21. Elma, armut ve bunun gibi meyveleri lifli
oldukları için kabukları ile yiyin.
22. Beyaz ekmek yerine, kepek ekmeği tercih
edin.
23. Süt, peynir, yoğurt gibi ürünlerin light
olanını tercih edin.
24. Doğal şeker yerine, tatlandırıcılar
kullanın.
25. Sofranızdan yeşil sebze ve meyveyi eksik
etmeyin.
26. Kırmızı et yerine beyaz eti tercih edin.
27. Katı yağlar yerine, zeytinyağı kullanın.
28. Kızartma yerine ızgara buğulama, haşlama
ya da fırında pişirme gibi yöntemlere uygulayın.
29. Yağlı şekerli ve unlu pastane ve bakkaliye
ürünlerinden kaçının. (Çikolata
gofret,bisküvi vb.)
30. Kuruyemiş, sakatat, şarküteri ürünleri,
sos ve kremalardan uzak durun.
31. Dolaşımı engellediği ve oksijen oranını
azalttığı için sigara içmeyin.
32. Düzenli egzersiz yapmaya özen gösterin.
33. İdeal kiloda olduğunuz günlerinizdeki bir
resminizi buzdolabına yapıştırın.
34. Yediklerinizi mutlaka not edin. 35. Haftada
bir gün tartılın.
36. Kendinizi çok sevin ve asla umutsuzluga kapılmayın.
Bunlar uzman doktorlarin onerileridir..
|