Flörtte iş
eğlenceye dökülünce, genç erkeğin güveni
sarsılır. Önce kızı zorlar, arzusuna
kavuşunca da kızı ayıplar, düşük
karakterli diye ona hakaret eder. Genelde
bu hissî eğlencelerden sonra hep
soğukluk olur. Genç erkek, kokladığı
çiçekten hemen doyar, sonra başka bir
renk, başka bir çiçek arar. Artık bu
sahne onu avutmaz, ondaki esrar, onu
çeken câzibe, bağ ve düğümler
çözülmüştür. O artık başka bir câzibe,
daha esrarlı bir düğüm ister, başka
bir eğlenceleri kovalar. Onun için bu
hususta kız ve kadın, çok hassas olmalıdır.
Bunları yazdık ama, gençlere bunlar
manasız gelir. Çünkü birisine
gönlünü kaptıran gence verilecek
nasihat, deli saçması kasul edilir.
Ounun için Peygamber efendimiz, (Sevgi
insanı sağır ve kör eder) buyurmuştur.
Sağıra ne anlatsanız duymaz. Ne bâriz
olayları gösterseniz görmez.
Gençlere tavsiyemiz,. sâlih
ana-babanın tavsiyelerine mutlaka
uymalıdır! Ana-baba, oğlunun veya
kızının evleneceği kişiye,
evlatlarının gözü ile bakmaz. Acı
tecrübelerin verdiği firâsetle bakar.
İlk Gece:
İlk İlişki konusunda çok kimse
bilgisizlikten bunalımlara düşmektedir.
Bunun için önce cimânın ne olduğunu
iyi bilmek gerekir. İyi bilinmez ve
yanlış yapılırsa huzursuzluk zamanla
artarak ailenin yıkılmasına sebep
olur. Bunun için bu mahrem bilgileri
ehlinden öğrenip tatbik etmek gerekir.
Nikâhtan sonra, zifaf (gerdek)
gecesi, evlilik hayatının en mühim bir
devresidir. Eşler mümkün mertebe
temizliğe riâyet etmelidir. Temiz ve
güzel kıyâfet, ilk gecede tesirli
olur. Zifaf odası tenha, emniyetli bir
yerde olmalıdır. Dâmadın, evlilik
tecrübesi olan, güvenilir bir sağdıçın
tavsiyelerinden istifâde etmesinde
mahzur yoktur. Fakat, sağdıç olmasa da
olur.
Bu gecede eşler birbirine çok
samimî, nazik ve yumuşak davranmalı,
sevgi ve şefkatle yakınlaşmalıdır.
Erkek, eşini gerdeğe psikolojik yönden
iyice hazırlamalıdır. Ona cesaret
vermeli; endişelerinin yersiz olduğunu,
onu da rahat bir atmosferde konuşturarak
izah etmelidir. Eşini incitecek küçük
davranış, hattâ imâdan sakınmalıdır.
Eşinin, özellikle bu gecede sevgi ve
şefkat görmeye, iltifat işitmeye çok
ihtiyacı olduğu bilinmelidir.
Erkek aceleci ve kaba olmamalıdır.
"Artık evlendik, ona istediğim
gibi sahip olurum" gibi bir düşünce
son derece yanlıştır. Cima', aşk
oyunları sırasında meydana gelen bir hâdisedir.
Temasa her iki tarafın da aktif şekilde
katılması gerekir. Nitekim Peygamber
aleyhisselam da bu hususa dikkat
çekerek, erkeğin, eşinin haklarına da
riayet etmesini istemiştir. Cinsî
tatmin, kadının da hakkıdır.
Genç kız da eşinin heyecan ve
sevgisini paylaşmalı, kendisini ona
tabiî ve fıtrî bir şekilde, isteyerek
teslim etmelidir. Cima'nın bir
yaratılış vazifesi olduğunu düşünmeli,
mânâ ve hikmetlerini hatırlamalı,
sevgisine ve yaratılış özelliklerine
güvenip, yersiz korku ve endişelerden
sıyrılmalıdır.
|