Erken Boşalma
Meselesi:
Erken erken boşalma, ilişkilerde gerçekten
bir sıkıntı kaynağıdır. Erkeklerin
yarıdan çoğu, erken boşalmadan şikâyetçidir.
Bu hâlin devam edip gitmesi -bilhassa
kadın hakkında- tatminsizlik ve
huzursuzluk doğurur. Erken boşalmanın
başlıca sebebleri; acelecilik, yanlış
teknik ve fazla heyecan olarak
özetlenebilir. .
a) Acelecilik: Normal olarak
erkeklerde cinsî boşalma, kadından
daha hızlıdır ve birkaç dakikada
gerçekleşebilir. Bazı kadınların
orgazmı da kısa zamanda gerçekleşmekle
beraber, çoğunda beş-on dakikalık
zamanı alır. Eğer erkek bu noktada
acele davranırsa, bir-iki dakika içinde
orgazm olup münasebeti bitirir. Halbuki
kadın, henüz arzulanan zevk seviyesine
yaklaşmamıştır... Bu vaziyetten
kurtulmak için, erkeğin ağır
davranması zarurîdir. İlk temas
başladığı an, bir müddet bekleyip
nefes alınır. Sonraki kısımda ise,
ihtiyatlı hareketler ve yer yer
duraklamalarla kendinî emniyete alarak,
boşalmanın geciktirilmesine çalışılır.
b) Yanlış teknik: Münasebetin
başında gerekli olan heyecanlandırma
oyunları ihmâl edilirse, normal olarak
kadının orgazmı gecikeceğinden, erkek
elbette ki ondan önce inzâl durumuna
gelecektir. Bunun için başlangıç
oyunlarını gerektiği ölçüde yerine
getirmek sûretiyle, aradaki mesâfeyi
kapatmak mümkündür.
Ayrıca erkekte idrar sıkıntısı
varken temasa geçmek de, erken inzâle
sebeb olur. O hâlde temasdan evvel
abdest bozmak ve avret yerlerini soğuk
suyla yıkamak da, inzâlin
geciktirilmesinde yardımcı olur. Bir de
kendinî arada bir sıkmak sûretiyle,
orgazmın hızlanması önlenebilir.
Yukarıda da geçtiği üzere, bu sırada
başka bir şey, yarın yapacağı iş,
geçmişte hoşlanmadığı şeyler,
mesela yeni aldığı elbiseyi, okuduğu
kitabı, gittiği şehri vs... düşünmek
de fayda eder.
c) Fazla heyecan: Lüzumsuz
telâş ve heyecan, erken inzâli kamçılar.
Bu hâl, daha ziyâde zifaf gecesinde ve
ilk temaslarda görülür. Merak ve
heyecandan itidâlini koruyamayan erkek,
erken boşalmayla o anda bir
başarısızlığa düşebilir. Fakat
bundan telâşlanmaya hâcet yoktur.
Zifaf bahsinde belirtildiği gibi, bu
olay o an için normaldir ve daha sonra
normal dengesini bulacaktır... Cinsî
temasdan uzunca bir zaman uzak kalan eşler
de, erken boşalmaya daha müsâid duruma
gelirler. Bu yüzden erken inzâl
engeline takılan erkek, bir müddet
sonra ikinci bir teşebbüsle de noksanını
tamamlayabilir...İnzâlden sonra
bedenleri ayırmadan, bir süre daha
tahrîk hâlinde bekleşmek de kâfi
gelebilir.
Bu ölçüler içinde sabır
alışkanlığına devam edilirse,
ilişkileri 20-30 dakikaya kadar uzatmak
ve birkaç ay içinde erken boşalma
sıkıntısından kurtulmak mümkündür.
Erken Boşalma
Sorunundan Nasıl Kurtuluruz? Prof. Dr. Sabahattin Aydın
Bu soruya
cevap verebilmek için önce kısa bir
şekilde erken boşalmaya yol açan veya
zemin hazırlayan etmenlere bir göz
atmakta yarar görüyorum. Erkeğin
boşalmasını hızlandıracak çeşitli
etmenler söz konusudur. Ne kadar genç
olursa, o derecede erken boşalması
beklenir. Yine heyecan düzeyine bağlı
olarak ve bununla ilişkili bir şekilde
eşinin daha istekli, uyarıcı olması
ve heyecan uyandırması ile boşalma süresi
kısalır. Önceki boşalmadan sonra
aradan geçen süre uzunsa, erkeğin
boşalmasını kontrol etmesi zorlaşır
ve daha çabuk orgazma ulaşır.
Birleşme esnasındaki gidip gelmeler
hızlandıkça boşalma ihtimali de
artar. Kaygılı, sinirli ruh hali erken
boşalma nedenleri arasındadır. Sonuçta
yeni evlenmiş, uzun süredir veya hiç
cinsel ilişkide bulunmamış, genç,
cinsel heyecanı yüksek, istekli bir
adam, biraz heyecanlı, biraz tedirgin
bir şekilde hızlı bir cinsel
birleşmeye meylederse erken boşalma
riski altındadır. Evliliklerin çoğunda
böyle anlar olması hiç de
şaşırtıcı olmamalıdır. Peki
karşılıklı memnuniyet içinde bir
cinsel hayat sürdürürken birden ortaya
çıkan erken boşalma sorunu neden
oluyor? Cinsel ilişkide rol alan tüm
fizyolojik olayların zihinsel
fonksiyonların ve duyguların kontrolü
altında olduğunu unutmamak gerekir.
İnsan cinsel işlevi yerine getiren bir
robot değildir ki, programlandığı
şekilde devam etsin. Her şey normal
seyrinde giderken bir akşam eve günün
stresinden bunalmış, yorgun ve
sıkıntılı bir halde gelmiş bir erkek
düşünün. Eşiyle cinsel ilişki içine
girdiği zaman dahi bir yığın sorun
zihnini kurcalamaya devam ediyor. Kısa süren
bir sevişme erken boşalma ile
sonlanıyor. Daha sonraki gecelerden
birinde eşiyle tekrar yatağa
girdiğinde aynı stresi yaşamıyor, ama
bu sefer acaba yine başarısız mı
olacağım, boşalmamı kontrol
edebilecek miyim? gibi sorular aklına
geliyor. Bu kaygı söz konusu şahsın
öncekinden daha erken boşalmasına yol
açacaktır. Böylece bir kısır döngü
içine girer: başarısızlık korkusunu
takip eden performans anksiyetesi ve onun
sonucunda yine başarısızlık olan bir
kısır döngü. Boşalmayı geciktirmek
amacı ile çeşitli ilaçlar denenmiştir.
Lokal uyuşturucu kremler veya spreyler
bunların başında gelmektedir. Ancak
sadece penisin üzerindeki sinir uçlarını
uyuşturmak fazla yarar sağlamaz.
Ereksiyon ve ejekülasyonun tüm otonom
sinir sistemini ilgilendirdiğini
unutmayalım. Esas büyük cinsel organın
iki bacak arasında değil, iki kulak
arasında olduğunu söyleyenlerin iddiasını
hafife almamak gerekir. Ayrıca bu tür
ilaçlar, lokal uyuşturucu etkisi ile
boşalmayı geciktirmekten çok penisin
duyarlığını azalttığı için,
temastan duyulan cinsel zevki azaltmaktadır.
Bu lokal uyuşturucu maddeler cinsel
birleşme esnasında vajen duvarından
emilerek bu dokuların hassasiyetini
azalttıklarından, kadının orgazm
olmasında gecikmeye yol açmakta ve
sorunu adeta pekiştirmektedir. Bu yüzden
bu tür sprey ve kremler tıbbi pratikte
çok yaygın kullanım alanı
bulmamaktadır. Ancak, bütün bunlara rağmen
evliliğin ilk günlerinde bunları,
organlara vazelin sürerek (vazelin,
kayanlığı sağladığı için birleşme
kolay olur) geçici olarak prezervatif
ile kullanmakta fayda vardır.
Prezervatif kullanılmasının
boşalmayı geciktirmede yararlı
olduğunu bilinmektedir. Bal, pekmez,
fındık, ceviz gibi kuvvetli gıdalar
ile de takviya yapılmalıdır. Uyku tam
ve düzenli olmalıdır. Son zamanlarda
depresyon tedavisinde kullanılan bazı
ilaçların yan etki olarak boşalmayı
geciktirdiği fark edilmiş ve bu ilaçlar
tedavide kullanılmaya başlanmıştır.
Bu ilaçlardan hastalar yarar
görmektedir. Ancak boşalma kontrolunda
sırf ilaca dayalı bir tedavi yararlı
olsa da, ömür boyu ilaç kullanmanın
zorluğu nedeniyle cazip görülmemektedir.
Aslında boşalmayı kontrol edebilme bir
öğrenme sorunudur. Hastanın bu öğrenimine
yardımcı olmak amacıyla ilaçla tedavi
edilmesi, veya daha doğru bir ifade ile,
tedaviye ilaç eklenmesi doğru bir
yaklaşımdır. Yani esas olan, erkeğin
kendini ve eşini memnun edecek şekilde
boşalmasını kontrol edebilmeyi öğrenmesidir.
Asıl problem, erken boşalmanın bir
hastalık olarak kabul edilmesindedir.
Erken boşalma tanısına yol açan boşalma
zamanı ile ilgili erken ve geç
kavramları göreceli olduğuna göre,
erkeğin orgazm olarak boşalabilmesi,
ister geç kabul edilsin ister erken,
cinsel işlevin doğal olduğunu gösterir.
Genç ve yeni evli olanlar başta olmak
üzere erkeklerde çok sık görülen
erken boşalma yakınması, yanlış bir
şekilde, cinsel işlev bozukluğu olarak
kabul görmektedir. Bu yaklaşım doğal
bir olayı bir hastalığa dönüştürmektedir.
Olay bir bozukluk, bir hastalık kabul
edilince, bu yakınmayla doktora
başvuran erkekler, verilecek bir ilaçla
tedavi edilecekleri beklentisi içine
girerler. Her erkeğin aynı duyarlıkta
olmadığı, aynı cinsel tepkiyi
vermediği bir gerçektir. Yukarıda
belirtildiği gibi, fazla cinsel heyecan
duyan ve psikolojik anksiyete içindeki
erkekler daha erken boşalır. Öyleyse,
boşalmayı kontrol etmek öğrenimi içinde
öncelikle cinsel heyecanı yatıştırma
ve sakinleşmek gelir. Hem zihnen hem
bedenen gevşemek, sakinleşmek önemli
oranda yardımcıdır. Sık cinsel
birleşmede bulunmak boşalma aralarını
ve dolayısı ile duyarlılığı
azaltacaktır. Cinsel birleşme anında
erkeğin pozisyonunun boşalma üzerine
etkisi vardır. Bu yüzden bazı
pozisyonlarda boşalma daha hızlı
olmaktadır. Erkeğin üstte olduğu
klasik cinsel birleşme pozisyonu
(misyoner pozisyonu) boşalmanın
geciktirilmesi için elverişli bir
pozisyon değildir. Daha rahat olduğu,
kolay gevşeyebildiği ve efor
harcamadığı bir pozisyonda erkek
boşalmasını daha rahat kontrol
edebilir. Tedavi için önerilen en basit
yöntem, sevişme esnasında erkeğin
boşalma anına yaklaştığını
hissettiği zaman, penisin ucunu (glans)
iki parmağı arasında sıkarak vücuttaki
cinsel heyecanın azalmasını bir süre
beklemesi ve yeteri kadar gevşedikten
sonra tekrar sevişmeye başlamasıdır.
Bu yöntem uygulanırken bekleme anında
derin derin nefes alınmasının da
yararı olmaktadır. Bu amaçla telkin
edilen egzersizlerin başında ‘başla-dur’
(start-stop) metodu gelmektedir. Bu
metodda erkek kendi durumunu, beden
fonksiyonunu gözleyip, dönülmez yola
giriş anını iyi belirlemeli ve bu ana
odaklanmalıdır. Kendi iç değişikliklerini
iyi tanıması ve vücudunun kontroldan
çıkarak üstünden atlayıp orgazma
ulaşacağı eşiğe yaklaşmakta
olduğunu fark etmelidir. Bunun için gevşemek
ve kendi bedenine konsantre olmak
gerekir. Eşinin cinsel tepkilerini,
kendine karşılık verişini düşünmeden,
adete kendini bedenine hapsedip, cinsel
uyarılarla kendinin çözülüşünü
seyretmelidir. Bu şekilde boşalma
olmadan önce sevişmeyi, cinsel
uyarılmayı durdurur. Zirveye varıp
hızlı bir inişe geçmek üzere dağın
dik yamacından gittikçe yükselirken,
tam zirve öncesi yeniden geriye doğru
kayarcasına orgazmdan uzaklaşır. Biraz
durup geri kayışını iyice gördükten
sonra yeniden sevişmeye, uyarılmaya
başlar. Her sevişmede bu şekilde dört,
beş denemeden sonra boşalacak şekilde
kendini gevşek bırakır. Uyumlu bir
eşin yardımıyla uygulanan başla-dur
tekniği iyi sonuç vermektedir. Bu
yöntemlerle sonuç alınamazsa, bir
terapistin kontrolunda eşlerin birlikte
yerine getirebileceği uygulamalar
vardır. Bu uygulamalar eşlere tarif
edilerek ‘ev ödevi’ şeklinde
yapmaları istenir. Öncelikle cinsel
birleşme yasaklanıp erkeğin boşalma
refleksini kontrol etmeyi öğrenmesini
sağlayacak egzersizler yaptırılır.
Herhangi bir kaydırıcı
kullanmaksızın kuru olarak eşinin elle
penisi uyarması istenir. Birkaç
denemeden sonra bu uyarmada kaydırıcı
kremler kullanılması önerilir; ancak
uyarı yine elle yapılır. Tüm bu uyarılarda
yukarıda anlatıldığı şekilde dönüşümsüz
orgazm eşiğine varmadan uyarı kesilip
duyarlığın azalması beklenir. Burada
erkek yeteri kadar sakinleştiğini
eşine belirterek yeniden uyarıya
başlamasını sağlar. Dolayısı ile bu
egzersizlerde ne zaman başlanacağı ve
ne zaman durulacağını bilmek için eşlerin
iyi iletişim içinde olmaları gerekir.
Görüldüğü gibi bu egzersizler esnasında
cinsel ilişkiye devam edilmekte ama
cinsel birleşme (duhul)
yasaklanmaktadır. Eşler cinsel
ilişkilerini cinsel birleşmeye hedefli
bir eylem olarak ele almaktan uzak
duracaklardır. Erkek dönüşümsüz ana
yaklaştığını iyi fark etmeyi öğrenip,
heyecanını daha iyi kontrol altına
aldığı ve gevşemeyi öğrendiği
zaman ikinci basmak ödeve geçilir.
Hareketsiz ve tamamen gevşemiş bir
şekilde sırt üstü yatar vaziyette
iken eşi eliyle bir iki kez başla-dur
egzersizini uyguladıktan sonra, kadın
üste çıkar ve oturur vaziyette penisin
vajen içine girişi sağlanır. Bu
esnada eşlerin her ikisi de heyecana
kapılarak hareket etmekten kaçınırlar.
Bu sükunet erkeğin kendisini tamamen
gevşemiş ve boşalmanın kontrol
altında olduğunu hissetmesine kadar
devam eder. Sonra kadın, erkeğin
orgazma giden seyahatte bulunduğu yeri
kontrol ederek vücut hareketleri ile
uyarmaya başlar. Bu esnada erkek sakin
olmalı ve kendi durumu ve bulunduğu düzeyle
ilgili olarak gerekirse kadını yönlendirmelidir.
Kalçalarından eli ile tutarak kadının
hareketlerini kolaylıkla kontrol
edebilir. Bu tür egzersizler yardımı
ile öğrenme haftalarca sürebilmektedir.
Bu konuda eşlerin istekli ve sabırlı
olmaları gerekir. Erken boşalma
yakınmasıyla doktorunuza
başvurduğunuzda, bu egzersizlerle
ilgili çok daha detaylı ve kapsamlı
bilgiler edineceğinizi umarız. Bu
egzersizler sonucunda boşalmada yeteri
kadar geciktirme sağlanınca, ‘iyileştim’
ön yargısı ile hareket etmek doğru
değildir. Israrla vurguladığımız
gibi erken boşalma bir hastalık
olmadığına göre, boşalmanın
geciktirilmesi, bir hastalıktan
kurtuluş değildir. Böyle bir yargı,
ardından gelen cinsel ilişkilerde öğrenilenlerin
ihmal edilmesiyle heyecanın artmasına
ve sorunun tekrarlamasına yol açabilir.
Aslında en doğru olanı, erkeklerin
boşalma kontrolü sağlamayı öğrenmesi
ve bu tecrübelerini her cinsel ilişkide
kullanmaya çalışmasıdır.
|