ELAZIĞ
GENEL BİLGİLER
Yüzölçümü: 3.153 km²
Nüfus: 498.225 (1990)
İl Trafik No: 23
Elazığ ili, Doğu Anadolu Bölgesinin güneybatısında, Yukarı Fırat Bölümünde yer
almaktadır.
9153 Km2 yi bulan yüzölçümü ile Türkiye topraklarının % 0 12 ni
oluşturmaktadır.
İl, doğudan Bingöl, kuzeyden (Keban Baraj Gölü aracılığı ile) Tunceli, batı ve
güney batıdan (Karakaya Baraj Gölü aracılığıyla) Malatya, güneyden ise
Diyarbakır illerinin arazileri ile çevrilidir.
İl, merkez ilçe ile birlikte 11 ilçe, 537 köy ve 709 mezra yerleşmesinden
oluşmaktadır.
Elazığ resimleri için tıklayınız.
İLÇELER
Elazığ ilinin ilçeleri; Ağın, Akçakaya, Arıcak, Baskil, Karakoçan, Keban,
Kovancılar, Maden, Palu ve Sivrice'dir.
Ağın: İlçenin tarihinin M.Ö. XVI-XIV yüzyıllarda yöreye yerleşen Hurrilere kadar
uzandığı bilinmektedir.
Fırat’ın bir kolu olan Karasu, İlçenin doğu sınırı
boyunca uzanmakta ve Keban civarında Murat Nehri ile birleşerek asıl Fırat’ı
teşkil etmektedir.
İlçe Roma devrinden kalma kaya mezarları ve leblebisi ile
ünlüdür.
Alacakaya: İlçede ‘Murat Hanı’ adını taşıyan tarihi bir yapı bulunmaktadır.
Doğal güzelliklere sahip ilçede (Elazığ-Alacakaya karayolu üzerinde Sori
mıntıkasında) görülmeye değer bir şelale ile ilçe merkez ine 3 Km. Mesafede ‘
Gölalan’ adında bir gölcük mevcuttur.
İlçe , Dicle Kral Kızı Barajının
tamamlanmasıyla yaşanmaya ve görülmeye değer bir sayfiye yeri olmaya aday
durumdadır.
Arıcak: İlin en yüksek dağı olan 2517 metre rakımlı Hacı Ali Dağı ilçe sınırları
içerisindedir.
Dicle nehrinin kaynağını oluşturan Mirvan Çayı ilçe merkez inden
geçer.
Yaz aylarında bu çayın kıyıları mesire yeri olarak tercih edilir.
Ayrıca
ilçenin Erimli Kasabasında enfes doğal güzelliğe sahip bir şelale bulunmaktadır.
Baskil: İlçe dağlık bir bölge olup, Haroğlu ve Hacı Mustafa önemli dağlardır.
İlçede yapılan kazılarda buranın Roma ve Bizans döneminde de yerleşim merkez i
olduğu ortaya çıkmıştır.
Ulaşım kara ve demiryolu ile sağlanmaktadır.
Karakoçan: İlçenin kuzeyinde yer alan dağlık kesimler meşe ormanlarıyla
kaplıdır.
Peri Çayı’da ilçenin içlerine kadar uzanmaktadır.
Zengin doğal
güzelliklere sahip olan ilçede, Peri çayı kenarında bulunan Kolan kaplıcalarını
her yıl binlerce kişi sağlık amacıyla ziyaret etmektedir.
Yine ilçe merkez inde
Kalecik Barajı Çamlığı, Beyaz Çeşme Mesire Yeri, Güzel baba Ormanı yaz aylarında
halkın rağbet ettiği dinlenme yerleridir.
Keban: İlçenin hangi tarihte kurulduğu kesin olarak bilinememekle birlikte X.
Yüzyıla ait bir yerleşim yeri olduğu , Keban Barajının yapımı nedeniyle yörede
gerçekleştirilen kazılar neticesinde ortaya çıkarılmıştır.
IV. Murat , Bağdat
seferine giderken yöreye uğramış ve Denizli köyü yakınlarında bir kervansaray
yaptırmıştır.
İlçede ülkemizin en büyük barajlarından birisi olan Keban Barajı
ile Yusuf Ziya Paşa tarafından inşa ettirilen ve kendi adıyla anılan bir camii
ve çocuklarına ait bir tarihi türbe bulunmaktadır.
Kovancılar: Ekonomisi genelde tarıma dayalı olan ilçede, son yıllarda endüstri
bitkileri de yetiştirilmektedir.
Maden: Bilinen tarihi kaynaklara göre , İlçenin tarihi M.Ö. 2000 yıllarına kadar
uzanır.
Maden ilçesi, Doğu Torosların devamı olan Mihrap dağı eteklerinde, dar
bir vadinin yamaçlarında kurulmuştur.
Palu: İlçenin tarihi oldukça eskidir.
Yörede ilkçağ ve ortaçağdan kalma birçok
eser vardır.
Palu yakınlarındaki Şimsat Kalesi, o dönemde oldukça önem arz
etmiştir.
Sivrice: İlçenin tarihi ile ilgili olarak Selçuklu öncesine dayalı çok kesin
bilgi ve belgeler yoktur.
Öyle ki Hazar Gölü altındaki Batık Şehrin tarihi bile
kesin olarak ortaya çıkarılamamıştır.
Sivrice ilçesinin en büyük varlığını
teşkil eden Hazar Gölü, eşine ender rastlanan göllerden biridir.
Özellikle
Elazığ ve çevre illerin eğlence, dinlenme ve tatil merkez i durumundadır.
Göl
çevresinde 25’e yakın Kamu Kurum ve Kuruluşlarının kamp ve dinlenme tesislerinin
yanı sıra halka açık tesislerde bulunmaktadır.
Son yıllarda çeşitli siteler,
yazlıklar ve ikinci konutlarla çevresi bir hayli renklenen Hazar gölü, turizmin
yanı sıra balıkçılık için de elverişlidir.
NASIL GİDİLİR
Karayolu
İlde karayolu ile ulaşım, hemen hemen tüm bölgelere (bu bölgelerdeki bazı
illere) özel otobüs işletmeleri tarafından sağlanmaktadır.
Otogar Tel: (+90-424) 224 20 02
Demiryolu
Elazığ İl merkez i Malatya’dan gelerek Maden ve Ergani ilçesi üzerinden
Diyarbakır’a giden demiryoluna 1934 yılında açılan Yolçatı - Elazığ hattıyla
bağlanmış, bu hat Elazığ İlinden geçerek Tatvan’a ulaşmaktadır.
Bununla birlikte
Elazığ’dan İstanbul’a ve Adana’ya demiryolu ile yolcu ve yük taşımacılığı
yapılmaktadır.
İstasyon Tel: (+90-424) 218 10 72 - 212 18 67
Havayolu
Elazığ’dan, haftanın her günü , Türk Hava Kurumu uçakları ile Ankara’ya ve
Ankara bağlantılı İstanbul, İzmir ve Antalya’ya tarifeli uçak seferleri, haftada
bir gün ise direkt Elazığ - İstanbul seferi yapılmaktadır.
Hava Limanı Tel: (+90-424) 255 52 87
Denizyolu
Keban Baraj gölü üzerinde, Elazığ-Pertek, Elazığ-Çemişgezek, Elazığ-Ağın
arasında ulaşım feribotla sağlanmaktadır.
Bu feribotlar belirtilen ilçe
belediyeleri tarafından işletilmektedir.
GEZİLECEK YERLERİ
Arkeoloji ve Etnografya Müzesi
Elazığ'da ilk müze 30 Nisan 1965 tarihinde, Harput Bucağı'nda bulunan Alacalı
Mescit'te "Harput Müzesi" olarak kurulmuştur.
Sonraki yıllarda bu yapı, toplanan
eserler için küçük geldiğinden, İstasyon Caddesi'ndeki Elazığ Belediyesi'ne ait
bir binaya taşınmıştır.
Daha sonra Keban ve Karakaya Baraj projeleri
çerçevesinde yapılan yüzey araştırmaları ve kazılarda bulanan eserlerin teşhiri
söz konusu olunca, bina yetersiz kalmıştır.
1971-1972 yıllarında Elazığ Devlet
Mimarlık ve Mühendislik Akademisi Kampüsü (şimdiki Fırat Üniversitesi
Kampüsü)'nde 12.700 m² lik bir alan müze binası için tahsis edilmiş ve müze
deposu ile idari binaların yapılmasından sonra, 28 Temmuz 1982 yılında müze
ziyarete açılmıştır.
Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, "Arkeolojik Eserler ve Sikke Salonu, Halı Kilim
ve Etnografya Salonu" olmak üzere iki salondan ve çeşitli eserlerin saklandığı
depo bölümlerinden oluşmaktadır.
Arkeolojik Eserler ve Sikke Salonu'nda Keban ve Karakaya Baraj Projeleri
nedeniyle yapılan Tülin Tepe, Tepecik Örenyeri, Değirmen Tepe, Haraba Höyüğü,
Norşun Tepe, Aşvan, Sakyol (Pulur), Ağın Kalaycık Höyüğü, Ağın Kalecik Höyüğü,
Pağnik Örenyeri, Han İbrahim Şah, Şemsiye Tepe, Yeniköy kazıları ile, Karataş
Kayaaltı Sığınağı, Küllünün İni, Aktaş ve Yıkılgan yüzey araştırmalarında
bulunmuş; Paleolitik, Neolotik, Kalkolitik, Tunç (Protto Hurri-Hitit), Demir,
Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı dönemlerine ait çok sayıda ve
çeşitli eserler sergilenmektedir.
Halı-Kilim ve Etnografik Eser Salonu'nda ise, bölgeye ait özgün el ürünü halı ve
kilimler ile yöreye ait kültürü tanıtıcı nitelikteki etnografik malzemeler
sergilenmektedir.
Müze içi bu sergilerin dışında, dışta müze girişinde Tunceli'den toplanmış koç
ve at şeklindeki mezar taşları ile çeşitli dönemlere ait kimi taş eserler
sergilenmektedir.
Fırat Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Kampüsü
Tel : (0424) 241 11 30
Faks : (0424) 241 11 31
Pazartesi dışında her gün 08.00-12.00/13.00-17.00 saatlerinde ziyarete açıktır.
Harput Müzesi
Elazığ Müzesi Müdürlüğü'ne bağlı olarak hizmet veren ve Harput Bucağı'nda eski
belediye hizmet binasının karşısında yer alan müze, Elazığ Müzesi'nin çekirdeği
olarak kurulduğu 1965 yılında bu yana hizmetine devam etmiş olup, yöresel el
sanatları ve etnografik malzeme barındırmaktadır.
Ayrıca, Harput'ta bulunan
çeşitli yapılara ait kimi kitabeler de, müzede koruma altına alınmıştır.
Eski Belediye Binası karşısı
Tel : (0424) 241 11 30
Pazartesi dışında her gün 08.30-17.00 saatlerinde ziyarete açıktır.
Örenyerleri
Harput
İlk izlerini Harput İç (Süt) Kale'de bulduğumuz ve Urartu Döneminden günümüze
kesintisiz iskân gören Harput, tarih içinde çeşitli uygarlıklara ev sahipliği
yapmıştır.
Her dönemde önemli bir uç kalesi olarak kullanılan Harput, Çubukoğullarına ve
Harput Artuklularına başkentlik yaptıktan sonra, 1910'lu yıllardan sonra
terkedilmiş ve bugünkü bucak durumuna gelmiştir.
Harput'ta günümüze ulaşmış çok sayıda, çeşitli dönemlere ait yapı bulunmakta
olup bunlardan en önemlileri Meryem Ana Kilisesi, İç (Süt) Kale, Ulu Cami,
Esediye Camii, Alacalı Mescid, Fatih Ahmet Baba Mescid ve Türbesi, Mansur Baba
Türbesi, Ahi Musa Mescid ve Türbesi, Arap Baba Mescid ve Türbesi, Sara Hatun
Camii, Meydan Camii, Kurşunlu Cami, Ağa Camii, Ahmet Bey Camii, Kale Hamamı,
Hoca Hamamı ve Cemşit Bey Hamamı'dır.
Palu
Harput ile birlikte Urartu Döneminden bu yana kesintisiz iskân görmüş olan Palu
çeşitli egemenlikler altında kaldıktan sonra bugün ilçe olarak iskâna devam
etmektedir.
Palu Kalesi'nde bulunan ve Urartu Kralı Menua'ya ait çivi yazılı yazıt dışında,
Osmanlı Dönemi yapılarından Alacalı Mescid, Cemşid Bey Mescid ve Türbesi, merkez
Camii, Ulu Cami, Küçük Cami ve Anonim Hamam ile Ortaçağ Kilisesi ve Artuklu
yapısı olan Eski Palu Köprüsü günümüze ulaşan önemli yapılardandır.
Pertek
Çeşitli dönemlerde iskân görmüş olan Eski Pertek günümüzde Keban Baraj Gölü
altında kalmış olup geride sadece ada görünümündeki Pertek Kalesi ile baraj
alanında yeni Pertek ilçesine (Tunceli İline bağlı) taşınmış Çelebi Ali ve
Baysungur camileri kalmıştır.
Baraj gölü altında kalan kilise, saray, mescid, türbe, hamam, imaret, kantariye
gibi yapılar, Pertek'in çeşitli dönemlerde olduğu kadar, özellikle Selçuklu ve
Osmanlı dönemlerinde özel önem kazandığını göstermektedir.
Adres: Fırat Üniversitesi Kampüsü Elazığ
Tel: (424) 212 24 03
Kaleler
Harput Kalesi (Süt Kalesi)
Tarihi Harput şehrinin güneydoğusunda, Elazığ ovasına egemen bir konumda bulunan
kalenin Urartular döneminde inşa edildiği bilinmektedir.
Kalenin Roma, Bizans ve
Arapların eline geçtiği tarihi belgelerde mevcuttur.
Kale hakkında çeşitli
efsaneler anlatılmaktadır.
Bir rivayete göre kalenin yapımı sırasında harcın
hazırlanması sırasında su yerine süt kullanıldığı, bu nedenle Harput Kalesi'nin
bir adının da Süt Kalesi olduğu söylenmektedir.
Camiler ve Kiliseler
Ulu Cami : Harput'ta Artuklu hükümdarı Fahrettin Karaslan tarafından M.
1156-1157 yılında yaptırılan cami, Anadolu'daki en eski ve en önemli yapılardan
birisidir.
Kurşunlu Cami : Harput'ta Osmanlı devri camilerinin en güzel örneğidir.
Sara Hatun Cami : Akkoyunlu hükümdarı Bahadır Han'ın annesi Sara Hatun
tarafından 15'inci yüzyılda yaptırılmıştır.
Minberi taş işçiliğinin güzel
örneklerindendir.
Bir külliye halinde inşa edilmesine rağmen bugün yalnızca cami
kısmı mevcuttur.
Meryem Ana Kilisesi : Harput Kalesi'nin sol tarafında yer alır.
İnşa tarihi M.S.
179'dur.
Bu kilise Kızıl Kilise, Süryani Kilisesi ve Yakubi Kilisesi adlarıyla
da anılmaktadır.
Hamamlar
Hoca Hasan Hamamı
Zamanımıza kadar ulaşabilmiş klasik Osmanlı tipi hamamlarından biridir.
Soyunma,
Ilıklık ve Yıkanma yerlerinden meydana gelmiştir.
İki giriş kapısı bulunur.
Batı
kapısının sade olmasına rağmen doğu kapısının kubbeli oluşu dikkat çekicidir.
Soyunma yeri kare planlı ve üzeri kubbe ile örtülüdür.
Günümüzde tamamen
yıkılmış olan ılıklıktan, yıkanma yerine geçilir.
Yıkanma yeri dört eyvanlı,
ortası büyük kubbeli ve köşeler de birer kubbeli halvetlerden meydana gelmiştir.
Cimşit Bey Hamamı
Sarahatun Camii bitişiğindeki klasik tipte bir Osmanlı yapısıdır.
Soyunma yeri
kare planlı üzeri kubbe ile örtülü olup, iki kapısı mevcuttur.
Yıkanma yeri
Sarahatun Camiine dayanır.
Dört eyvanlı köşelerde birer kubbeli halvetler
bulunmaktadır.
Bu yapı Yavuz Sultan Selim’in Sipahi Beylerinden Cimşit Bey
tarafından 16. Asrın ilk yarısında yaptırılmıştır.
Günümüzde restore edilerek
kullanılır hale getirilmiş ve hizmete açılmıştır.
Mağaralar
Buzluk Mağarası
Yeri: Elazığ, Harput BeldesiBuzluk Mağarası, tarihi Harput beldesinin
kuzeydoğusunda Elazığ'a 12 km. uzaklıkta olup, Keban Baraj gölünün seyir tepesi
konumundadır.
Özellikleri: Buzluk Mağarası, jeomorfolojik yapısı nedeniyle gerçekleşen
klimatolojik şartlar ve hava sirkülasyonu özelliğinden dolayı yaz ayları içinde
doğal olarak tabakalar, sarkıtlar ve dikitler halinde buz oluşturmakta, kış
aylarında ise tam tersine buz teşekkül etmemekte ve sıcak hava oluşturmaktadır.
Mağarada oluşan buzun bazı hastalıkların tedavisinde kullanıldığı hususu yöre
halkı tarafından belirtilmektedir.
Bölgede meydana gelen büyük bir çöküntü ile
çevresinde bulunan kayaların üst üste yığılmasıyla oluştuğu sanılan mağaranın
bulunduğu yer ağaçlandırılmaya elverişli olup, mesire olarak da
değerlendirilebilir durumdadır.
Buzluk Mağarasının tarihinin, kuruluş tarihi Urartulara kadar uzanan Harput'un
tarihinden daha eski olduğu bilinmektedir.
Kaplıcalar
Karakoçan Kolan Kaplıcası
Karakoçan İlçesine 18 km. uzaklıkta bulunan Kolan Kaplıcası Peri Çayının güney
kıyısındadır.
Saniyede 5 litre kaynayan suyun sıcaklığı 60 o C dir.
İçmece ve su
banyosu şeklinde kullanılmaktadır.
Kaplıca suyu özellikle mide, bağırsak,
karaciğer, safrakesesi, kadın hastalıkları, cilt hastalıkları ve romatizmal
hastalıklara olumlu etki yapmaktadır.
Harput Dabakhane Suyu
Üç kurnası mevcut olup kurnalar birbirleriyle ilişkilidir.
Kurnalar içerisindeki
sular sürekli yenilenmektedir.
Sıcaklığı 5o C olan su renksiz, kokusuz, berrak,
içme suyu kriterine uygun olup, iletkenliği 410 mg. ve PH 7.9 dur.
İçerisinde
sodyum, potasyum, karbonat, sülfat, klorür, iyodür, amonyak, nitrat ve nitrit
bulunur.
Dabakhane suyunun, mide, bağırsak, karaciğer, hastalıkları ile ruhi
depresyonlara iyi geldiği bilinmektedir.
Göller
Hazar Gölü
Elazığ'a 22 km. uzaklıkta, Elazığ - Diyarbakır karayolu güzergahında olup, Hazar
Baba ve Astar Dağları arasına sıkışmış tektonik bir göldür.
Doğu ve Güneydoğu
Anadolu bölgesinin kendine has plajları olan su sporları ve balık avcılığı
yapılan ve Avrupa Çevre Eğitim Vakfı tarafından iki plajına Mavi Bayrak verilen
en önemli gölüdür.
Göl, günün her saatinde değişik görünüm kazanarak mavinin ve
yeşilin her tonunu gösterir.
Çevresinde 25'e yakın kamu kurum ve kuruluşlarına
ait eğitim ve dinlenme tesislerinin yanı sıra Turizm Bakanlığı'ndan belgeli
otel, motel lokanta ve günübirlik piknik alanı, ayrıca özel kuruluşlar
tarafından işletilen balık evleri bulunmaktadır.
Yaz ayları boyunca nüfus yoğunluğunun arttığı göl civarında , 1990 yılında
yapılan araştırma neticesinde; içerisinde batık bir kentin olduğu keşfedilmiş,
bu da göle ayrı bir gizem kazandırmıştır.
Hazar Gölü'nün Kilise Adası civarından
başlayan batık kentin Sivrice ilçesine kadar uzandığı tespit edilmiş olup,
bilimsel araştırmalarla tarihinin ve orada oluş nedeninin ortaya çıkarılmasını
bekleyen, ulaşım sorunu olmayan göl, yerli ve yabancı turizme her yönüyle hizmet
veren ve kıyı turizmi açısından önemli bir doğal varlıktır.
Keban Baraj Gölü
Türkiye'nin en büyük yapay gölüdür.
Keban Baraj Gölü'nde su avcılığı ve balık
üretimi yapılmaktadır.
Keban Baraj gölü kıyısında halkın dinlenebileceği çok
sayıda piknik alanları ve balık evleri bulunmaktadır.
Keban Baraj Gölü'nün
oluşması sırasında meydana gelen ve Çırçır Şelalesi olarak bilinen şelale,
çevresini doğal park ve mesire yeri durumuna getirmiştir.
Cip Baraj Gölü
İlimizin 10 km. batısında bulunan Cip Barajı, Murat Nehri ile birleşen Cip Çayı
üzerinde ve Cip Köyünün güneyinde yer almaktadır.
Barajın yapımıyla oluşan göl
sularıyla 800 hektar alan sulanmaktadır.
Göl çevresi ise mesire yeri olarak
kullanılmaktadır.
Sportif Aktiviteler
Kamp – Karavan
İlin Sivrice ilçesi , Güney Köyü, Hacıbey mevkiinde faaliyette bulunan Turizm
Bakanlığından İşletme Belgeli Tur-Pol Turistik Tesisleri bünyesinde 300 araç ,
200 çadır, 50 karavan kapasiteli, yine Gezin Belediyesine ait Plajköy Gazino ve
Dinlenme Tesisleri bünyesinde 20 araç kapasiteli ve çok sayıda çadır kurmaya
elverişli kamp yeri ile Elazığ Belediyesine ait Kampta 200 araç, 100 çadır
kapasiteli kamp yerinin yanı sıra Hazar Gölü kıyısında halka açık yörelerde ,
Keban Baraj Gölü kıyılarında ve Cip Barajı mesire yerinde kamp yapma imkanı
mevcuttur.
Özellikle Hazar Gölü kıyısında bulunan kamp yerlerinde yılın Haziran,
Temmuz ve Ağustos aylarında Çadır kurarak dinlenenlerin sayısı oldukça artmakta
ve burada tatil yapanlara çeşitli hizmetler sunulmaktadır.
Av Turizmi
İlde Avcılık Kulübü tarafından av mevsiminde av partileri düzenlenmekte olup,
genellikle Keklik, Tavşan, Bıldırcın ve Tilki gibi çeşitli türden hayvanlar
avlanmaktadır.
Fırat Nehri ve Keban Barajının yapılması ile oluşan baraj gölünde yaklaşık
20’den fazla balık türünün bulunduğu bilinmekte olup, Bu balık çeşitleri
arasında en fazla beğenilen ve avlanan Aynalı Sazan balığıdır.
Olta Balıkçılığı
Etrafı doğal ve yapay göllerle çevrili olan Elazığ’da özellikle Keban ve
Karakaya Baraj gölleri kıyılarında sportif amaçlı olta balıkçılığı büyük ölçüde
yapılmaktadır.
Kayak merkez i
Sivrice Hazar Baba
COĞRAFYA
Elazığ, Fırat Havzası'nın "Yukarı Fırat Bölümü"nde yer alan bir Doğu Anadolu
kentidir.
İl genellikle dağlar ve ovalarla kaplıdır.
İl toprakları, doğu ve
güneyden, Güneydoğu Torosların batı uzantılarıyla, kuzey ve batıdan ise Keban ve
Karakaya baraj gölleriyle çevrili bulunmaktadır.
Doğu Anadolu Bölgesinin güneybatısında yer alan Elazığ İlinde bölgenin diğer
bölümlerinden oldukça farklı ve karakteristik bir iklim dikkati çekmektedir.
İlin gerek coğrafi konumu, gerekse morfolojik özellikleri bu elverişli durumun
ortaya çıkmasında en büyük etken olmuştur.
İlde karasal iklim egemen olup,
kışlar soğuk ve yağışlı, yazlar ise sıcak ve kurak geçmektedir.
Ancak il
çevresinde oluşturulan baraj gölleri, iklimde kısmen sapmalar göstermektedir.
TARİHÇESi
Elazığ, Doğu Anadolu'da tarihi Harput Kalesi'nin bulunduğu tepenin eteğinde
kurulmuş bir şehirdir.
Mevcut tarihi kaynaklara göre Harput'un en eski sakinleri
M.Ö. 2000 yıllarından itibaren Doğu Anadolu'ya yerleşen Hurrilerdir.
Harput ve
çevresi, 26 Ağustos 1071 Malazgirt muharebesinden sonra 1085 yılında Türklerin
eline geçmiştir.
Çubukoğulları, Artukoğulları, Akkoyunlular ve Osmanlılar
bölgede hüküm sürmüşlerdir.
NE YENİR
Elazığ-Harput mutfağı yörenin özelliklerine bağlı olarak çok büyük çeşitlilik ve
zenginlik gösterir.
İlin kendine has ve kendi ismiyle anılan pek çok yemeği
vardır.
Bu yemekler ülkemizin bir çok yöresinde Elazığ yemeği olarak
yapılmaktadır.
Kellecoş, işgene, Harput köfte, taş ekmeği, peynir ekmek, fodula,
gömme, ufalama, söğürtme, ışkın, pirpirim, hesüde, gaygana, pestilli yumurta,
dolangel, kalbur hurması, dilber dudağı, Elazığ'a has yemek ve tatlılardan bir
kaçını örnek olarak verebiliriz.
Elazığ'dan Yemek Tarifleri
Harput köftesi
Malzemeler:
yağsız kıyma
Bulgur
1 adet soğan
Baharat tuz
Maydanoz
Suyu için:
Yağ ve salça
Hazırlanışı: Soğanlar yemeklik doğranır.
Tüm malzeme karıştırılır ve yoğrulur.
Yağlı ve salçalı kaynayan suyun içine atılarak haşlanır.
Keşkek
Malzemeler:
2 su bardağı kuru fasulye
4 su bardağı aşurelik buğday
250 gr.
kavurma veya haşlanmış dil
2 adet soğan
300 gr.
tereyağı
1 yemek kaşığı salça
8 su bardağı su
tuz
Hazırlanışı: Soğanlar doğrandıktan sonra pembeleşinceye kadar kavrulur.
Fasulyeler haşlanır ve süzülür.
Soğanlara salça, su, fasulye, buğday ve et
katılır.
Kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirilir.
Pişerken sık sık tahta
kaşık ile çarpa çarpa ezilmeleri için karıştırılır.
piştikten sonra servis
tabağına alınır.
Orta kısmı çukurlaştırılır ve bu çukura eritilmiş tereyağ
dökülür.
LİNKLER
Elazığ Valiliği http://www.elazig.gov.tr/
Elazığ Belediyesi http://www.elazig-bld.gov.tr/
Fırat Üniversitesi http://www.firat.edu.tr/
OHAL Valiliği http://www.ohal.gov.tr/
Elazığ Emniyeti http://www.elazigemniyet.gov.tr/
MEŞHUR YERLERİ
Tarihi MÖ. 2000 'li yıllara uzanan Tarihi Harput şehrini görmeden,
Doğa harikası Hazar Gölü ve Buzluk Mağaralarını gezmeden,
Fırat'ın gerdanlığı olan Keban Barajı ile Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi
görmeden,
Yörede üretilen üzümlerden yapılan Buzbağ Şarabı almadan,
Orcik ve pestil ile çedene kahvesi almadan,
...Dönmeyin.